[ Anasayfa ]
Yazilar Indeksi ] Gönül Öğretmenim ] Ölüler Kültü ] Osiris Gizemleri ] [ Türkçe’mizi  katledişimiz üzerine.. ] Kuran Tercüme Edilebilir mi? ] İslam Üzerine ] Sure İsimleri ] Recm ] Yasin Suresi ] Kurban ] Sayılar ] 3M ] Anzak Törenleri ] Gelibolu Gezisi ] Arabalara göre Şoför Karakterleri ] Kadın Mantığı ] İnternet Tehlikelerinden.. ] Femme Fatale ] Pırlanta... ] 2 şarkının anımsattıkları... ] Sevenin gözü kör mü oluyor acep? ] Var mısın ? ] Bir şehiriçi Otobüs Yolculuğu ] Kültürlü Olmak... ] Kültürlü Olmak: Santral İstanbul ] Pierre Loti Üzerine ] Bizantion' dan İstanbul' a ] İstanbul 1910-2010 ] Kültürlü Olmak... ] Rehberlik Anıları 1 ] Rehberlik Anıları 2 ] Rehberlik Anıları 3 ] Rehberlik Anıları 4 ] Rehberlik Anıları 5 ] Doktor Anıları 1 ] Pazarcılar ] Eşitlik ] Su Ateş Toprak ] Sütunlar ] Hygia ] Dünyanın Yeni 7 Harikası ] Ayasofya ] Süleymaniye ] SultanAhmet ] Saraylar ] GS Lisesinden de Karaktersizler çıkar ]

 

 

Yabancı kelimeler ile Türkçe’mizi  katledişimiz üzerine..

 

 

Bundan seneler önce yabancı dilden alınıp da Türkçe’de yanlış telaffuz edilen kelimeleri Don Kişot gibi etrafındakilere düzeltmeye çalışınca, genelde müstehzi bir gülüşle karşılaştım. Sanki beni dinleyenler bana inanmıyor da, çoğunluğun söylediğini doğru zannediyorlardı. Halbuki örf adetlerimizde, dilimizde olduğu gibi bir deli kuyuya taş atınca onu yüz akıllı çıkaramıyordu. İşte yazımın özü bu…

Yazı 2 bölümden oluşuyor:

1.     Dilimize giren yabancı kelimeler ve yanlış okunuşları:

Dilimize en çok yabancı kelimeler Fransızca ve Arapça’dan girmiştir. Ben de Fransızca eğitim yapan Galatasaray Lisesi’ni bitirdiğime göre koyduğum tavır doğal ve doğruydu. Ama dostlarım dahil, etrafımdaki kişiler kulaktan dolma lafların doğru telaffuz edildiğini sandıklarından, benim söylediklerime pek inan(a)mamıştı. Seneler geçti bunlardan çoğunun doğrusu yavaş yavaş halk arasında yerleşmeye başladı. Örneğin eskiden “antraman”, “antreman” denilen kelimenin doğrusunu nihayet “antrenman” (Fr: entrainement) olduğu anlaşıldı.

Tabi antrenman yapılırken “eşofman” (Fr: échauffement) kullanılır. “Aşortman”, “eşortman” değil.. Sonuncuların içine gereklidir diye zorla bir şort kelimesi sıkıştırılmış; herhalde eşofmanın içine şort giyilir diye olsa gerek..))

Hala hatırlarım: Seneler önce “naylon” a “laylon” diyen binlerce insan vardı. Neyse bu artık tarih oldu.

Bir de tuvalet muhabbetimiz var: “yüznumara” denilen yerin ismi Fransızca “00” dan gelir. Bu da “sans numero” demektir. “sans numero” nun tercümesi “numarasız” demektir be hey aptal! Zamanında Fransızca’yı iyi bilmeyen o aklı evvel bunu “yüznumara” olarak tercüme etmiş. Çünkü, yazılışları farklı olmasına rağmen, “yüznumara”nın da, “numarasız” ın da okunuşu aynıdır. Yani o aklı evvel “sans numero” yerine “cent numero” yu tercüme etmiştir! Neyse, artık “W.C.” veya lavabo (ona da senelerce lavobo dedik ya..) diyoruz da, “00” artık pek kullanılmıyor...

“Kontür” kelimesi de çok yanlış bir kelimedir, çünkü Fransızca “Contour” “çevre”, “kenar”, İngilizce de ise “Conture” veya Contour” “makyajın etrafındaki hat, çerçeve” demektir. artık yavaş yavaş “kontör” (Fr: Compteur:sayaç) kelimesini, yani doğrusunu görüyoruz ama, hala çevreden, makyaj çerçevesinden vazgeçmeyenler de yok değil..  

Aynı şekilde “Jeton” kelimemizde var. Fransızca yazılışı böyledir, lakin okunuşu “Jöton” dur ve şimdilik tabelalarda % 50 “Jeton”, % 50 “Jöton” görmeye devam ediyoruz.. 

En eski yanlışlardan biri de "gardolap" tır: Fransızca "garde-robe=elbise saklayan/koruyan" ın doğru okunuşu "gardrob" tur. Ama hala birçok kişi tarafından  "gardolap" diye anılır..

Birazda eski deyimle "otomofil"lerden bahsedelim:

"Şanjuman", "şanzuman" veya “şanzıman”:  Fransızca “Changement” dan gelir, "Şanjman" diye okunur ve "Değişim" anlamını taşır; çünkü vites değişimi yapar. Ama bu kelimenin yanlış okunuşları Güzel Türkçe'mize o kadar yerleşmiştir ki , değişebileceğini sanmıyorum..

Hani araba kapısı altındaki bölüm var ya, ona sittin (yanlış anlamayın: Arapça, 60 demek..) senedir “marşpiyel” deniliyor. Halbuki doğrusu “marşpiye” dir. Yani Fransızca  “marche pied”, “ayağını yürüyeceğin, basacağın” yer demektir. Zamanında bir aklı evvel kelimenin sonuna nedense bir “l” harfi eklemiş, hala da öyle devam ede gelmektedir…

Aynı şekilde memleketimizde arabanın iç lastiğine "şambriyel" denir, halbuki bu da Fransızca'dan (chambre a air) gelir ve anlamı “hava dolu oda”dır. Doğru okunuşu ise, “şambraer”dir. Neyse ki artık “tubless” yani iç lastiği olmayan otomobil lastikleri çıktı da, bu konu unutulmaya başlandı.

Hani üstü açılır arabalar vardır; fakat tamamı değil, sadece yukarıda pencere gibi bir bölüm açılır. "Sunroof" da derler.
İşte kimisi buna "şpitak" diyor.
Kelimenin orjinali Almanca "Scheibe Dach"tan gelir. Okunuşuyla yazarsak "şaybe dah". Anlamı: parçalı tavan oluyor. Olmuş bizde "şpitak" :)
 

2.    Yabancı hayranlığı nedeni ile Türkçe’mizin içine etmek:

Eskiden ne güzel “başlamak” fiilimiz vardı. Nedense giderek bu unutuluyor, yerini “start almak” ve dahi “start vermek” alıyor. Yahu, biz İngiliz kolonisi miyiz? “To Start” İngilizce’de “başlamak demek zaten. Tam tercüme ettiğinizde “başlamak almak” ve “başlamak vermek” oluyor. Böyle aptalca bir kelimeyi söylemek için çok mu araştırdınız? Güzelim Türkçe’mizi katletmek için başka bir yol bulamadınız mı?

Gene aynı şekilde eskiden “sahneye çıkmak” denirdi ve hakikaten bir sanatçı sahneye çıkar, şarkısını söyler, oyununu oynardı. Şimdi ise bu “sahne almak” a dönüştü. Bu sahne çok pahalı bir şey midir ki alıp da çıkıyorsunuz? Veya bu sahne çok küçük bir şey midir ki elinize, avucunuza alıyorsunuz? Elinize aldığınız sahnenin üzerinde cambaz mısınız ki durabiliyorsunuz?

Aynı şekilde benim zamanımda “banyo yaptık” derdik, şimdi bu da “banyo almak” a dönüştü. Evet bu Fransızca ve İngilizce’de bunun tam tercümesi banyo almaktır (to take a shower / prendre un bain), bunu yabancıların söylemesi de doğaldır. Sizler de sahne gibi, banyoyu satın mı alıyorsunuz? Satın alınca su deposu yanında mı veriliyor? Güzelim banyo yapmak neden görmemişin oğlu olmuş gibi banyo almaya dönüştü? Biri çıkıp açıklasa da bende rahatlasam.  

Hakikaten bazı yabancı kelimelerin tam Türkçe tercümesi yok. Bunları yabancı lisandaki gibi kullanabiliriz. Bu konuda da Türk  Dil Kurumu’na büyük görev düşüyor. Onlar Türkçe’mizin yapısına uygun kelimeler üretecekleri ki bizde bu örnekleri kullanabilelim.

Burada ikinci görev radyo ve tv spikerlerine düşüyor. Alın işte hakiki bir yabancı kelime “Spiker” : “speaker” İngilizce “konuşan” “sözcü” “hatip” demek. Ama okunuşu “Spiker” değil ki! Doğrusu “Spîkır” okunur. Yani bu kelimenin başı da, kıçı da yanlıştır. Ama hala yanlış manlış söylenmeye devam edilir ve dilimize yerleştiği için artık yapılacak bir şey yoktur.

Demek ki neymiş ? Toplum arasında kabul gören her şey doğru değilmiş. Atalarımızın her yaptığı kanun da doğru değilmiş. Benim gibi sivri dilli biri çıkacak, doğrusunu söyleyecek; ama bakalım kaç sene sonra “laylon” gibi düzelecek?

İşte kendilerini düzgün tarif edemeyen “Spîkır” larımız Türkçe’mize yalan yanlış giren yabancı kelimeleri düzeltmeleri ve mümkünse Türkçe’si olanları kullanmamaları gerekir. Ama nerde…

Hatırlarsınız, seneler önce yabanı parçalara Türkçe sözler yazılır ven bunlara “araçman” “arançman”, “arajman” denirdi. Seneler geçti; nihayet doğrusunun “Arranjman” ( Fr: Arrangement) olduğu anlaşıldı. Yani yabancı parçalar “aranje” edilmişti. Demek ki “arranje” bir sıfattır. Halbuki şimdi yanlış olarak “Arranjman” yerine “aranje” denilmeye başlandı: Örneğin, Ajda Pekkan’ın son “arranje”si! Olmaz benim cahil kardeşim! Ya “Ajda Pekkan’ın son arranje edilmiş parçası” denir, veya “Ajda Pekkan’ın son arranjmanı” denir. Ya bir işi doğru öğrenip yapacaksın, veya hiç o işe bulaşmayacaksın yurdumun cahil “Spîkır”ları…

Hala söylenen bir kelime vardır güya “tertip”, “terkip”, “düzen” i belirtir. Halbuki “kombinasyon” diye bir kelime yoktur veya sizin anlayacağınız dilde “atmasyondur” ve doğrusu “Kombinezon” (Fr: combinaison) dur. Şimdi aranızda olur mu öyle şey kadının içine giydiği çamaşırla kombinezon arasında bağlantı var mı diyenleriniz olduğunu duyuyorum. Olur cahil kardeşim olur! Fransızca’da “kombinezon” hem kadınların içe giydiği çamaşır, hem de “terkip” Demektir. Ama kadın “kombinezonu”na bile “kombülazon” diyen toplumdan bunu anlaması beklenir mi? Zor kardeşim zor… Hele varoşlarda oturanlardan hiiç…  

“Yok böyle bir dans” programını örnek olarak alalım. Orada dans eden kişilere ne deniyordu? “Dansçı” : Çünkü dansöz kelimesi oryantal dans eden hatunları çağrıştırıyordu. Bu nedenle dans edenler “dansçı” oluvermişlerdi. Madem Fransızca’dan “dans” kelimesini aldınız, neden o işi yapanları da aynı şekilde nitelendirmiyorsunuz?

Fransızca’da dans eden erkeğe “danseur” denir ve “dansör” okunur.

Aynı şekle dans eden kadına “danseuse” denir ve “dansöz”  okunur.

Bunda ayıp bir şey yok ki. Başını Fransızca'dan al, kıçını keyfine göre değiştir ortaya karışık zevksiz bir şey çıksın. Olmaz kardeşim olmaz…

Entel dantellerimiz ""Konsantre"mi bozmayın" derler: Yanlış! Konsantre domates salçası olur, ama gördüğünüz gibi konsantre sıfattır. Yapılan işlem ise "konsantrasyon" dur. Yani cümlenin doğrusu ""konsantrasyon"umu bozmayın" olacak ey maganda taifesi..

Aynı şekilde Liseden İlhan ağabeyimin ekiyle lokantadan bir kaç örnek vereyim:

- "Rezerve"miz doludur: Yanlış! Bir masa rezerve edilir: yani rezerve de sıfattır. İşlemin ismi "Rezervasyon" dur ve cümlenin doğrusu ""Rezervasyon"larımız doludur" olmalıdır, çünkü bir çok masa rezerve edilmiştir.

- "Spesiyal"imiz  .......dir: Yanlış! Spesiyal de sıfattır. İsim ise "Spesiyalite" dir.

- Bir de sıfat bile olamamış kelimeler var! Nasıl mı? Genelde psikologlar arasında "krite etmek" diye ne olduğu anlaşılmayan, bir kelime sık sık kullanılır(mış). Anlamı ve doğrusu ise "kritike etmek"tir; Fransızca "critiquer" fiilinden gelir ve "eleştirmek" anlamını taşır. Bir aklı evvel "kritike" nin "ke" sini sünnet etmiş, ama kesilmemesi gereken yeri kestiği için, kelime üremez/üretemez olmuş.. Yurdum lokanta garsonlarının "rezerve" yanlışını anlarım da, okumuş insanı "krite" yanlışını "kritike" etmeden duramam..))
Bu arada "kritik", "eleştiri" anlamına da gelse, bizde daha çok "tehlikeli", "endişe veren (durum)" anlamında kullanmaktadır.

- Kabak öğreten: Doğrusu Fransızca "aux gratins" dir ve "o-graten" okunur; Fransa' dan bize gelene kadar kabak öğretmen olmuştur da haberimiz yok...

Bir de noterlerde çok sinir olduğum "İmza "sirküs"" ü vardır. Tabi bu sirk yalnız bizde vardır. Çünkü doğrusu Fransızca' da "circulaire" dir ve "sirküler" okunur. Demek ki değerli noter çalışanlarımızın buna "İmza sirküler""i demesi gerekir. Bu arada bazılarınızın "İmza beyannamesi" denilemez mi? diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum; açıklayayım:

bullet

Kişilerin "İmza beyannamesi" olur.

bullet

Şirketlerin "İmza sirküleri", yurdum noterlerinde..

Ayrıca, Emitasyon küpelerimiz vardır... Promasyon malzemelerimiz vardır...
Doğrusu "İmitasyon": taklit' tir ve dahi "Promosyon"dur.

Hastanelerde sık sık duyarız: “doktor benden “ultrasyon” istedi”. Atmasyon söylediniz kardeşim atmasyon! Doğrusu “ultrason”, hatta daha doğru okunuşu ile “ültrason”dur. 

Hastanede duyulan bir başka söz de “bana fizik tedavide “rehabilite” yapıldı. Yapılan “rehabilite” değildir, “rehabilitasyon”dur, yani bir uzva tekrar işlerlik kazandırmak. Ama benim yurdum insanı “rehabilitasyon” gibi karışık kelimeyi söyleyemediği için “rehabilete”ye dönüştürmüştür. Halbuki “rehabilite” sıfattır, isim değil. Yani bir insan “rehabilite” edilir. Fizik tedavicinin yaptığı iş ise “rehabilitasyon”dur. Nokta.

Bir de "reprezant" yanlışı var: Fransızca: "représentant : temsilci, mümessil" (hoş bu son ikisi de Arapça "m,s,l" kökünden geliyor ya..) demektir ve "röprezantan" okunur. Hadi baştaki ö den vazgeçtik; bari "reprezantan" deyin de son "an" ı yemeyin, alınıyor sonra an be an...

Sokakta yürüdüğümüz kaldırımın suyu çıktı herhalde ki “tretuar”da yürür olduk. Doğrusu “Trottuvar” ( Fr: Trottoir) dır. Öğrenelim, öğretelim. Aynı şekilde “laboratuar” seneler boyunca “labaratuar” veya “labarotuvar” olarak kullanıldı, hala da varoşlarda kullanıla geliyor…

Bir de başı yabancı lisan ile başlayıp, sonuna “etmek” eklenen ve böylece içine edilen fiiller var:

bullet “off olmak”: izinli gününüze bir şey mi oldu da canınız yandı? Yani uf oldunuz?
bullet “Check etmek” : kontrol etmek yetmedi, şimdi çek etmeler mi başladı? "Denetlemek" olmaz mı?
bullet “Provake etmek”: Tahrik etmek unutuldu yerine bu kullanılıyor. Aslında söylenen de yanlış, çünkü doğrusu “Provoke etmek” tir.  Bari bir kelimeyi yabancı lisandan çaldınız, doğru çalın...
bullet “Elimine etmek”: “Elemek” kadar güzel bir Türkçe kelimeyi elemek için çok mu araştırdınız?
bullet “Empoze etmek”: Senelerdir “Dayatmak” fiilini kullanırken, ne oldu da birden züppeleşip empoze etmeyi empoze etmeye kalkıyorsunuz?

Bu liste uzayıp gidebilir. Fakat, artık sizler ilk ivmeyi aldınız. Devamını sizler getireceksiniz. Yine de aşağıda Türkçe'si olan bazı yabancı kelimelerin de listesini veriyorum. Kullanmak / kullanmamak size kalmış.

Lütfen Türkçe’mizin bozulmasına ve katledilmesine engel olalım. Çünkü başka lisanımız yok. Ata’ mızın dediği gibi:

"Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene!"

Ben de Atamın sözüne uyarak, üzerime düşeni yapmaya çalıştım. Destekleriniz için de binlerce teşekkür..

Dr. Ahmet GİRGİN
Mayıs 2011

  
bullet

       EXIT                                      ÇIKIŞ

bullet

       FULL-TIME                              TAM GÜN

bullet

       PART-TİME                             YARI ZAMANLI

bullet

       KOORDİNASYON                       EŞGÜDÜM

bullet

       ABSÜRD                                 SAÇMA

bullet

       ADAPTE OLMAK                        UYUM SAĞLAMAK

bullet

       JENERASYON                     ►       NESİL, KUŞAK

bullet

       CENTER                            ►       MERKEZ

bullet

       RELAX OLMAK                      ►       RAHATLAMAK

bullet

       KOMÜNİKASYON                 ►       İLETİŞİM      

bullet

       CV                                   ►       ÖZGEÇMİŞ

bullet

       OKEY                                      TAMAM

bullet

       TREND                                    EĞİLİM

bullet

       OBJEKTİF                                NESNEL, TARAFSIZ

bullet

       DEKLARE ETMEK                       BİLDİRMEK

bullet

       STAR                                      YILDIZ

bullet

       PERSPEKTİF                             BAKIŞ AÇISI

bullet

       OKEYLEMEK                             ONAYLAMAK

bullet

       ANTİPATİK                              SEVİMSİZ, İTİCİ

bullet

       MANTALİTE                             ZİHNİYET

bullet

       İLLEGAL                                  YASADIŞI

bullet

       TIMING (Tayming)                     ZAMANLAMA

bullet

       DEPARTMAN                            BÖLÜM

bullet

       REVİZE ETMEK                         GÖZDEN GEÇİRMEK

bullet

       GLOBAL                                   KÜRESEL

bullet

       SEMPATİK                               SEVİMLİ, CANAYAKIN

bullet

       SECURITY                               GÜVENLİK

bullet

       OBJEKTİF                                NESNEL, TARAFSIZ

bullet

       DEKLARE ETMEK                       BİLDİRMEK

bullet

       STAR                                      YILDIZ

bullet

       PERSPEKTİF                             BAKIŞ AÇISI

bullet

       OKEYLEMEK                             ONAYLAMAK

bullet

       ANTİPATİK                              SEVİMSİZ, İTİCİ

bullet

       MANTALİTE                             ANLAYIŞ, ZİHNİYET

bullet

       İZOLASYON                             YALITIM

bullet

       PREZANTASYON                       SUNUM

bullet

       FINISH                               ►       BİTİŞ, VARIŞ

bullet

       MONOTON                               TEKDÜZE

bullet

       KONSENSUS                             UZLAŞMA     

bullet

       FULL                                      TAM, DOLU

bullet

       EMERGENCY                            ACİL

bullet

       VERSİYON                               SÜRÜM, UYARLAMA

bullet

       İMİTASYON                             TAKLİT

bullet

       ADİSYON                                 HESAP FİŞİ

bullet

       BODYGUARD                            KORUMA

bullet

       DOKÜMAN                                BELGE

bullet

       ANALİZ                                   ÇÖZÜMLEME

bullet

       KRİTER                                   ÖLÇÜT

bullet

       PESİMİST                                KARAMSAR

bullet

       BYE BYE                                  HOŞÇA KAL

bullet

       DATA                                     VERİ

bullet

       DRIVER                                   SÜRÜCÜ

bullet

       ONLINE                                   ÇEVRİMİÇİ

bullet

       PRINT OUT                              ÇIKTI

bullet

       SAVE ETMEK                           KAYDETMEK

bullet

       DOWNLOAD ETMEK                   İNDİRMEK

bullet

       PRINTER                                  YAZICI

bullet

       LİNK                                       BAĞLANTI

                                   

 

Dr. Ahmet Girgin'in Göz Hastalıkları Sitesi