[ Anasayfa ]
Yazilar Indeksi ] Gönül Öğretmenim ] Ölüler Kültü ] Osiris Gizemleri ] Türkçe’mizi  katledişimiz üzerine.. ] Kuran Tercüme Edilebilir mi? ] İslam Üzerine ] Sure İsimleri ] Recm ] Yasin Suresi ] Kurban ] Sayılar ] 3M ] Anzak Törenleri ] Gelibolu Gezisi ] Arabalara göre Şoför Karakterleri ] Kadın Mantığı ] İnternet Tehlikelerinden.. ] Femme Fatale ] Pırlanta... ] 2 şarkının anımsattıkları... ] Sevenin gözü kör mü oluyor acep? ] Var mısın ? ] [ Bir şehiriçi Otobüs Yolculuğu ] Kültürlü Olmak... ] Kültürlü Olmak: Santral İstanbul ] Pierre Loti Üzerine ] Bizantion' dan İstanbul' a ] İstanbul 1910-2010 ] Kültürlü Olmak... ] Rehberlik Anıları 1 ] Rehberlik Anıları 2 ] Rehberlik Anıları 3 ] Rehberlik Anıları 4 ] Rehberlik Anıları 5 ] Doktor Anıları 1 ] Pazarcılar ] Eşitlik ] Su Ateş Toprak ] Sütunlar ] Hygia ] Dünyanın Yeni 7 Harikası ] Ayasofya ] Süleymaniye ] SultanAhmet ] Saraylar ] GS Lisesinden de Karaktersizler çıkar ]

 

 

 sdmenu.gif (328 bytes) Bir Şehir içi otobüs yolculuğu

 

 

İstanbul şehir trafiği hep tıkalı olduğundan, araba kullanmayı pek sevmiyorum. Duruma göre metro, taksi veya otobüsü tercih ederim.

 

Geçenlerde otobüsle Eminönü’ ne gidiyorum; durakta bir aile bindi: Baba esmer muhtemelen doğulu, anne türbanlı, bir kız bir de erkek çocukları var.. 

 

Onları gören genç bir delikanlı, azıcık ürkek, gözlerinde hafif geleceğin korkusu, ama nazik, yerini verdi. Bunun üzerine ben babadan en azından bir teşekkür umarken, delikanlının yüzüne bile bakmayan esmer vatandaş, hanımını oturttu, kucağına da oğlunu veriverdi. Annenin yanındaki kişi de kalkınca bir koltuk daha boşaldı; ben babanın oturmasını beklerken, bu sefer diğer çocuğu oturttu. Arkada da bir koltuk boşalınca bu sefer, kız arkaya geçti, baba öne oturdu, oğluyla şakalaşmaya başladı. Oğlanın hayatından memnun olduğu gözlerinin ışıltısından belli oluyordu. Baba da sevgisini göstermek için ha bire oğlana tokat patlatıyordu: bir cümle, arkasından bir tokat.. bir söz arkasında bir şaplak... Herhalde töre gereği olsa gerek, yol boyunca oğlan ortalama 30-40 tokat yemiştir. Bu arada arkadaki kız devamlı koltuğa vurduğundan oradaki yolcu da rahatsız oldu, kalktı. Bunun üzerine kız bağıra, çağıra annesini yanına istedi. Anne arkaya geçti..

 

Tüm yolculuk sırasında, otobüsün içi bu ailenin gürültüsü ile çınladı. Ama taksi tutmuş edasındaki esmer yurttaş ve ailesi hiç, ama hiç rahatsızlık duymadı.. Hatta o kadar ki kendilerinden geçtikleri için, inecekleri durağı da geçtiler. Ama ne gam! Şoföre seslenip, otobüsü bir daha durdurdular ve indiler...

 

Bu aile, ne yazık ki, bizim Anadolu’da daha doğrusu, doğudaki halkımızın çoğunluğunu temsil ediyor.. Çocuklarına kıyamadıkları için kendileri ayakta kalmaya razı oluyorlar, kendileri etrafta kimse yokmuş gibi davranmayı normal sanıyorlar, diğerlerine hiç saygı göstermiyorlar ve yaşam sürüp gidiyor… ve ne yazık ki gidecek..

 

Tabii ilerde bu çocuklar, yaşlılara saygı nedir bilemeyecek.. Ana-babanın kendilerini şımartmalarını doğal sayacak ve olanağı olup olmamasına bakmaksızın hakkı olan ve olmayan isteklerde bulunacak, istekleri yerine gelmediği zaman da doyumsuz toplumun fertlerini oluşturacaklar..

 

Kültürsüz ve doyumsuz tüketici toplumu ne demek acaba?

Biz de böyle bir oluşum gerçekleşmez di mi? ((

 

Dr. Ahmet Girgin

Mayıs 2009

 

Dr. Ahmet Girgin'in Göz Hastalıkları Sitesi