İstanbul şehir trafiği hep tıkalı olduğundan, araba kullanmayı pek
sevmiyorum. Duruma göre metro, taksi veya otobüsü tercih ederim.
Geçenlerde otobüsle Eminönü’ ne gidiyorum; durakta bir aile bindi: Baba
esmer muhtemelen doğulu, anne türbanlı, bir kız bir de erkek çocukları
var..
Onları gören genç bir delikanlı, azıcık ürkek, gözlerinde hafif geleceğin
korkusu, ama nazik, yerini verdi. Bunun üzerine ben babadan en azından bir
teşekkür umarken, delikanlının yüzüne bile bakmayan esmer vatandaş,
hanımını oturttu, kucağına da oğlunu veriverdi. Annenin yanındaki kişi de
kalkınca bir koltuk daha boşaldı; ben babanın oturmasını beklerken, bu
sefer diğer çocuğu oturttu. Arkada da bir koltuk boşalınca bu sefer, kız
arkaya geçti, baba öne oturdu, oğluyla şakalaşmaya başladı. Oğlanın
hayatından memnun olduğu gözlerinin ışıltısından belli oluyordu. Baba da
sevgisini göstermek için ha bire oğlana tokat patlatıyordu: bir cümle,
arkasından bir tokat.. bir söz arkasında bir şaplak... Herhalde töre
gereği olsa gerek, yol boyunca oğlan ortalama 30-40 tokat yemiştir. Bu
arada arkadaki kız devamlı koltuğa vurduğundan oradaki yolcu da rahatsız
oldu, kalktı. Bunun üzerine kız bağıra, çağıra annesini yanına istedi.
Anne arkaya geçti..
Tüm yolculuk sırasında, otobüsün içi bu ailenin gürültüsü ile çınladı. Ama
taksi tutmuş edasındaki esmer yurttaş ve ailesi hiç, ama hiç rahatsızlık
duymadı.. Hatta o kadar ki kendilerinden geçtikleri için, inecekleri
durağı da geçtiler. Ama ne gam! Şoföre seslenip, otobüsü bir daha
durdurdular ve indiler...
Bu aile, ne yazık ki, bizim Anadolu’da daha doğrusu, doğudaki halkımızın
çoğunluğunu temsil ediyor.. Çocuklarına kıyamadıkları için kendileri
ayakta kalmaya razı oluyorlar, kendileri etrafta kimse yokmuş gibi
davranmayı normal sanıyorlar, diğerlerine hiç saygı göstermiyorlar ve
yaşam sürüp gidiyor… ve ne yazık ki gidecek..
Tabii ilerde bu çocuklar, yaşlılara saygı nedir bilemeyecek.. Ana-babanın
kendilerini şımartmalarını doğal sayacak ve olanağı olup olmamasına
bakmaksızın hakkı olan ve olmayan isteklerde bulunacak, istekleri yerine
gelmediği zaman da doyumsuz toplumun fertlerini oluşturacaklar..
Kültürsüz ve doyumsuz tüketici toplumu ne demek acaba?
Biz de böyle bir oluşum gerçekleşmez di mi? ((
Dr. Ahmet Girgin
Mayıs 2009