Yirmi küsur senedir ağır vasıta ehliyetim var; Allah’a şükür şimdilik hiç kaza
yapmadım. Ağır vasıta ehliyetim olmasına rağmen İstanbul trafiğinde benim
kaza yapmamam çok önemli değil: sağ olsunlar, başkaları gelip vuruyorlar....
Bu yazıda anlatmak istediğim bir kaza değil; kaza neden olur? kaza öncesi
neler olur ? onu vurgulamaya çalışacağım...
Her gün hastaneden muayenehaneye gelirken Çağlayan sapağından çevre yolundan
çıkıp Şişli üzerinden Osmanbey’ e varıyorum. Her seferinde de Çağlayan-Şişli
arasında küçük anekdotlar yaşıyorum....
Geçenlerde, Çağlayan’dan gelirken Florence Nightingale Hastanesi öncesi
ışıklarda durmak zorunda kaldım. Önümde bir bayan sürücü vardı. Neyse yeşil
yanınca şoför bayan, arabasını gelinlik bir kız edası ile yavaş yavaş
kaldırdı ve ilerdeki ışıklara kadar uyuz uyuz gitti. O kadar uyuz gitti ki
ileride yeşil yanan ışık bile kırmızıya döndü. Sağımızda körüklü bir otobüs
olduğu için ikinci ışığa gelene kadar bu “hızlı” bayan sürücüyü bir türlü
geçemedim. Ama ışık kırmızı olunca geçip sağ yanında durabildim. Camımı
açıp, hanımefendiye:
“Arkanızdan geçmeye çalıştım: yol vermediniz, sağdan gitseniz olmaz mı?”
diye bir soru sormak gafletinde bulundum. Aldığım cevap çok ilginçti.
“Ben zaten bu ışığın kırmızı olacağını bildiğim için yavaş yavaş geldim..
Halbuki hatun 18’lik çıt kırıldım gelin yerine, 35’lik dul hanım edasıyla
geçse idi 2 değil, çoktan 4 ışığı da geçmişti… Ve arkasından şoför
hanımefendi bana bir soru yöneltti:
“Bir yere mi yetişiyorsunuz?”
Hani kırk yıllık akrabayız ya.. Benim içimden ona “tabakhaneye b.k
yetiştiriyorum” demek geldi ama… Elimde doktorluk kozu olduğu için tabakhane
yerine hastaneyi tercih ettim. Bunun üzerine hanımefendi bir şey söylemedi
ama yorumunu da yapmaktan kaçınmadı:
“Bu durumda benim sağımdan geçip gitseydiniz ya!”
Buyrun buradan yakın... derler ya.. Ben de bu mantıksızlık silsilesi
içindeki cevaplarla zaten bloke olmuştum..
Hadi gelin sizinle baştan itibaren şu olayları irdeleyelim:
 |
Ey salına salına giden gelinimsi hatun! Madem yavaş gidecektin niye
solu işgal edersin ? |
 |
Arkanda bir BMW sana deli gibi selektör yaparken, niye hiç üzerine
alınmayıp, 7 kocalı Hürmüz gibi çiklet çiğneyerek etrafını seyredersin ? |
 |
Sol şeridi işgal ederken, sağdaki körüklü otobüsü geçememenin veya
geçmemenin ne anlama gediğini bilir misin ? |
 |
İlerideki ışık yeşil yanarken onu kırmızıya döndürebilmek için ne kadar
yavaş gitmen gerektiğinin farkında mısın ? |
 |
Sana nazikçe soru soran kişiye mutlaka akıl vermek zorunda mısın? |
 |
Acep verdiğin aklın, trafik kurallarının aleyhine olduğunu biliyor musun?
|
Tüm bu sorulara cevap verebildiğimiz gün Venüs’ten gelen vatandaşlarımız,
dünya üzerindeki normal trafik akışına dahil olabileceklerdir....
Dr. Ahmet Girgin
2007
Ek:
Aşağıdaki iki resmi bir
kaç ay önce çekmiştim ama, sayfaya eklemek bugüne nasipmiş :)
1. resimde ileride
yolun ortasında gördüğünüz muhtemelen Toyota marka arabayı bir hanım
kullanıyordu. Resmin soluna kaçabildiği kadar kaçmış olan BMW' nin
direksiyonunda da bir erkek sürücü vardı.
Dikkat ederseniz hanım
sürücünün arabasının sağ tarafında en az 2 araba geçecek kadar boşluk var.
Zaten onun yolu da orası olması gerekirdi. Ama hanımefendi -ne hikmettir
bilinmez- yolun solunun soluna geçmeyi ve kendi hattından gelen BMW' ye
sürtecek kadar yaklaşmayı uygun görmüş. Siz buradan fark etmiyorsunuz ama
ben BMW sürücüsünün yüzündeki korku ve şaşkınlık ifadesini çok iyi
hatırlıyorum. Zaten resmi çeken ben, direksiyonda olduğum halde gördüğünüz
üzere, BMW' nin sürücüsü gibi, korkudan ve şaşkınlıktan Toyota' dan en az 10
metre geride durdum ki hatun milletinin ne yapacağını bilmediğimden temkinli
olayım diye :)
Hatunun manevrası ben diyeyim 5, siz diyesiniz 10 dakika sürdü. Bizde gık
çıkarmadan bekledik. Çünkü kazara ağzınızı açsanız, bir torba laf
işitecektiniz...
(Acaba
aşağıdaki linktekiler de kadın mı? Ne dersiniz? ))
http://www.vizontube.com/ilginc-videolar/trafikte-boyle-olay-gorulmedi
2. resimde olağan
hale gelmiş bir manzara sunuyorum size: Venüs' lü bayan trafikte makyaj
yapmaktadır. Yapsınlar, yapsınlar da; bazen kendilerini o kadar
kaptırıyorlar ki, öndeki arabaların yürüdüğünü fark etmiyorlar. Uyardığınız
zaman da "Ne var bunda? Niye beklemiyorsunuz?" gibi gayrı ciddi el
hareketleri yapıyorlar :)

Bu yazımı okuyan beni de kadın düşmanı
zannedecek..)) Bu nedenle sayfaya aşağıdaki resmi de ekliyorum: Bu
sefer bir erkek maganda plakalarının etrafına ultraviyole ışını saçan bir
aydınlatma koymuş... Sanki diskotekteyiz: yanından geçen beyaz gömlekli
insanlar ve daha önemlisi beyaz sutyenli hanımlar çok tahrik edici bir
görünüme bürünüyorlardı :)

Hadi bi fıkra ile sayfayı
kapatalım..))
KAHROLASI KADIN ŞOFÖRLER!"
"Dün sabah otobanda arabamla işe gidiyordum ki, sağ
tarafımda 120 km ile giden yepyeni bir BMW' yi kullanan bir kadın gördüm.
Kadın dikiz aynasına bakarak rimel sürüyordu. Birkaç saniye sonra tekrar
baktığımda hala makyajına devam ediyordu ve arabası yarı yarıya benim
şeridime girmişti!
Ben bir erkek olduğum halde korkudan elektrikli traş makinemi elimden
düşürdüm ve öbür elimdeki salamlı sandviçime çarptı. Ortalığı toparlamaya ve
dizlerimle yönettiğim direksiyonu düzeltmeye çalışırken, cep telefonunun
kulaklığı kulağımdan çıkıp dizlerimin arasındaki kahve fincanına düştü,
kahve üstüme döküldü ve önemli bölgelerim yandı, acıyla bağırınca ağzımdaki
sigara düştü ve gömleğimi yaktı, bu arada çok önemli bir konuşmam da yarıda
kesilmiş oldu!"

Resimlerin üzerine
tıklayarak büyütebilirsiniz.
Eylül 2009