
Karen Dupré : Femme Fatale
Internet hayatımıza bir girdi, pir girdi.. Her şeye iletişim çok
kolaylaştı. Lakin, tehlikelerini de beraberinde getirdi.. Burada spam,
hesaba girme gibi olaylardan bahsedecek değilim. Ama eğer bir hatun
sizi internetten bulmuşsa... aman dikkat derim..
Icq den bir hatun sizi bulur; buluşursunuz. Bizim yaştakilerin
deyimiyle Hanımefendi'nin yaşı ileri ama mihrabı yerindedir. Uzun boylu,
alımlı, suyun öte yanından hoş renklere sahip biri.. Dışı ve hareketleri çok
hanım hanımcıktır. İçini daha öğrenmemize imkan yoktur. Çünkü bir iki
buluşmadan sonra Hanımefendi birden sizden ayrılıverir.. Sebebini
anlayamazsınız o anda.. Bir sene sonra aynı Hanımefendi tekrar karşınıza
çıkıvermiş. Gene önemsemezsiniz neden geri döndüğünü.. Çünkü biz erkeklerin
ilk fikri uçkurundadır..
Ahmet' in etrafı her zaman hanım kaynamaktadır. Ama hem boşanma
sürecinde olduğu için, hem de kadınlardan artık uzak durma arzusunda
olduğundan Kader' e der ki: "Ben ilişki, hele evlilik hiç istemiyorum. Hele
Kova burcu hiç! Biz Akrepler dışa vurabilen burçlarız. Kovalar ise -sinsi
demeyelim- egoist ve içten pazarlıklı olurlar..." Kader önce "Tamam" der..
Lakin sonra yavaş yavaş gülün tatlı yaprakları kalbinizi okşar, yüreğinizin
kapısını aralatır, içeri girer ve sizi fetheder.. Biz erkekler akıllı
geçiniriz: hadi oradan... Kadınlar bizden milyon kere daha şeytandırlar..
Benim gibi dışı sert, içi yumuşak olan erkekler aman dikkat!
Eskiden kadınlardan bir tek öğretmen olur zannederdim; o da çocuklu
annenin öğrencilerine verebileceği şefkati düşünerek.. Boşanma davamdan
sonra kadınların erkeklerden çok daha üstün avukatlar olduğunu da anladım:
biz erkek milleti, düz düşünürüz, safız, hatta kadınların yanında aptalız.
Kadınlar bizi öyle güzel yönlendirirler ki siz anlayana kadar onlar Üsküdar'
a değil, yeni bir yatağa bile geçmiş olurlar..
Neyse, biz hikayemize dönelim ve adama en sık rastlanan Türk
isimlerinden olan Ahmet, kadına da "Kader"
(İng: Destiny, Fr: Le Destin veya Nükhet Duru' nun şarkısı: Destina..)
ismini verelim. Çünkü, şeytan gibi kendi kaderini kendi yönlendirmektedir..
Aslında iyi bir aileden gelmektedir.. Ama çocukluğunda babasının annesinin
üzerine kuma getirmesi onu ve kişiliğini etkilemiştir. Daha sonra evlendiği
erkek şansına iyi biri çıksaymış bütün bu bilinçaltı problemleri muhtemelen
düzelecekti. Lakin, koca alkolik olunca bilinçaltı isyan eder: "Neden bütün
erkekler kötü?" diye.. Aslında bütün kadınlar kötü olmadığı gibi bütün
erkekler de kötü değildir... Ama kaderin cilvesi işte, Kader' ide o yaşa
kadar ancak tanıdığı 2 erkeğin kötü yanları etkilemiştir. Ama bunu kendine
itiraf edemez; çünkü ona yardım eden olmamıştır. Psikolojide buna "Parçalanmış
Kişilik" adı verilir. 2-3 karakter arasında gidip, gelirler.
Kararlarında bocalar, bazı burçlar (burada kesinlikle kova burcundan
bahsedilmemektedir) gibi dengesiz hareketleri olsa dahi, aslı iyidir. O
"iyi" olan aslı öne çıkaran olmadığı için de, bilinçaltı muhtemelen bilmeden
"kötü erkek nesli"nden intikam peşindedir, asıl kim kimlik onu engellemeye
çalışsa da, ne yazık ki her zaman başarılı olamaz..
Kader kaybolduğu ilk sene başka biriyle beraber olmuştur. Sebebi
sorulmaz. Ayrılmıştır. Kafasındaki Ahmet' e geri döner. Ve döndüğünde ilk
söylediği cümle şu olur: "Nelerden hoşlanırsın? Onları bana söyle ki mutlu
edeyim seni." Eğer bu cümleyi ilk karşılaştığınız bir hatundan duyarsanız,
aman dikkat ey erkek milleti.. Bu şu demektir :
"Ben seni mutlu ederken karşılığını isterim.."
Hiç metresi olmamış Ahmet nerden bilsin bu yolun jargonunu/raconunu
?
Aslında, Ahmet Kader'e Gönül Gözü ile bakarken, Kader Para
Gözü ile ağlarını örüyormuş.. Zaten sonradan anlarsınız ki Kader, hiç
kimsenin sisli bakışlarının oluşturduğu düşünce ormanının içine girmesine
izin vermemiştir.. Bunu fark ettiğinizde ise, artık çok geç olmuştur. Kader,
ormanının içindeki düşünceleri sizinle tartışmaz: kendisi karar verir ve
kendine uygun geleni tatbik eder. Beraber olduğu kişi ile tartışma, fikir
alma ancak yüzeysel konularda yapılır, egosunu tatmin edeceğini düşündüğü
fikri ise, -karşı tarafı yaralayacağını bile bile- uygular.
Kader' in iyi kimliği aslında Ahmet ile barışıktır. Ama bilinçaltı,
kötü erkek neslinden olan Ahmet'ten hınç almasını istemektedir. Bu ne
şekilde gerçekleşebilir?
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün... Lakin gereği yok..
Peki, 4 senedir sizinle beraber olan biri, son zamanlarda başka
biriyle de olmaya başlarsa? İş daha da karışıyor demektir... Neden acaba?
Burada olay yalnız Ahmet' e acı çektirmek midir? Yoksa.. yeni beyefendi
Ahmet'ten daha rahat para harcayan biridir de, onu kaçırmamak için midir?
Kader'in düşüncelerine asla sahip olamayacağımıza göre, bu sorunun cevabı
yoktur veya olası cevap: her iki şık beraberce gerçekleştirilerek bilinçaltı
yönetimiyle, katmerli bir intikam almak mıdır?
Geçen sene Ahmet ile bir uzak doğu gezisi yapan Kader, bu sene
teklif edilen uzak doğu gezisine katılmaktan son anda vaz geçmiştir. Lüksü
seven Kader demek ki daha lüks bir teklif almıştır. Fakat buna kimse
inanmayacağı için "Aşık oldum" der... Belki de doğrudur.. Ama yolun
yarısını çoktan geçmiş bi hatun bu zamana kadar hiç aşık olmamışsa, bu
değişimi neye borçlu olabiliriz acep? Yoksa olay tamamen duygusal:) mıdır?
Tabi bunu zaman gösterecek..
Ahmet Uzak Doğu' da sunum yaparken Kader, -aşık olması sonucunda-
son beyefendi ile yatağa düşüverir.. Halbuki 5 gün sonra Ahmet dönmüş
olacaktı.. Asil bir kadın önce ilişkisini bitirip sonra diğerine başlar en
azından.. Ne gam! Ve dönüşte Ahmet' e bunu hemen söylemez, müthiş bir ikilem
içindedir: bir taraftan "yeni aşkını" kaybetmek istemez, diğer yandan da
yaptığı oyun nedeni ile vicdanı çok rahatsızdır. Sonunda tamamen duygusal
ilişkisi ağır basar ve Ahmet' i bırakmak için ağır sözler sarf eder: "Ben
seni başından beri sevmedim ki..vs.." ( Gerçeğinde Kader bel altı sözlerle
vurur; fakat yazar, uygunsuzluğundan dolayı bu kelimeleri değiştirmiştir.)
İlişkinin başında Ahmet' in kalbine sokmayı başardığı Gül'ü, bu sefer
dikenlerini kanırtarak dışarı çıkartır..
Bu Gül acısıdır ve seven insanın canını ne kadar çok yakar bilir
misiniz?
Kanırttıkça kanayan.. Kanadıkça sızlayan.. Sızladıkça acıyan kısır
bir döngü..
Allah kimsenin başına vermesin..
Sonuç: Tarih tekrardan ibarettir..
Şimdi isterseniz Ahmet' in yerine yeni "av"
ı koyalım. Muhtemelen Kader, -Ahmet' e yaptığı gibi- bu beyefendiyi de
önceden görmüş, lakin o tarihte maddi durumunu yeterli görmediği için adres
defterinin bir köşesine kaydederek ortalıktan kaybolmuştu... Ahmet'ten
yeterince faydalandığını ya da artık bu ilişkinin heyecan vermediğini
düşündüğü anda tekrar eski defterini açtı, notlarını karıştırırken eskiden
umursamadığı ismi yoklamak yeni avı olup olamayacağını anlamaya karar verdi.
Bir süre 2 erkeği de idare ederek durumu tarttı. Sonunda tamamen parasal
pardon, duygusal yönü ağır bastığı için Ahmet' i bırakmaya karar verdi. Bunu
daha romantik ve inandırıcı hale getirebilmesi için "Aşık oldum" demesi
gerektiğini düşünüp uygulamaya geçti... Peki sizce kime "aşık oldum"
demiştir: ya kereste tüccarına veya torna/dökümcü ustasına..))
Tabii o kişileri küçük görmek değil düşüncem..
İnsan olması yeterli değil mi? Çıraklıktan yetişmiş ustanın patron olduktan
sonra yumuşayan nasırlı ellerinin Kader' in pamuk ellerini sararak güzel
sözler söylemesi gayet doğaldır.. Lakin genel kültür düzeyi yüksek olan
Kader bu beyefendi(ler)le ilişkinin ilerleyen zamanlarında ne konuşacak?
Kereste türlerini mi? Yoksa döküm sanatının inceliklerini mi? Hangi
konularda sohbet Kader' i ne kadar tatmin edecektir?
Olgun erkek ve kadınlar, Kader' in yüzeysel
olarak dediği gibi "Hayat Arkadaşı" isterler; ne yazık ki Kader' in
derinliğinde istediği "Bankamatik Arkadaşı" imiş...((
Acaba 3-4 sene geçip Kader, çekiciliğini
yitirince bu tür beyefendilerden yüz bulabilecek midir? Yoksa karamsarlığa
kapılıp, daha büyük yanlışlar mı yapacaktır? Bunu da zaman gösterecektir..
Kader' de aynen Ahmet ile yaptığı gibi
-ailesine, annesine ve son dönemde Ahmet' e de yalan söyleyerek- her Pazar
akşamı yeni aşkıyla 5 yıldızlı bir otelde buluştu.. Bakalım bu av hikayesi
ne kadar sürecek? Ve tabii ne zaman yenisine bakılacak...
Allah Kader'in yolunu açık, rüzgarını bol etsin ki.. Aptal Ahmet'
ten uzak dursun..
Detay : Tanrı ile Sohbetler
Ahmet Allah' a inanır,
Müslüman geçinen çoğu kişiden daha fazla Müslüman'dır ve Allah' ın her kulu
ile bir şekilde konuşup, yol gösterdiğine inanır ( Bu konuda -bulursanız-
geçenlerde tv de yayınlanan "Tanrı ile Sohbet" filmini izlemenizi şiddetle
öneririm.
Kader de müslüman
olduğunu söyler hep... Önümüz ramazan: bu kutsal ay boyunca Kader içki
içmeyecektir. Ama zina' ya hayır demeyecektir. Halen daha uzun
olduğunu söylediği sarı saçlarını ve bedenini yıkayarak zinadan arındığını
düşünecektir. Halbuki beden abdesti/temizliği, iman ve ruh temizliği demek
midir? Kader' in yorumu bu yöndedir; çünkü bu şekilde düşünerek vicdanını
rahatlatacağını zannetmektedir...
Tanrı ile Sohbet 1:
Kader 2. beyefendiyle
yeni buluşmaya başlamıştır ki bir ters hareket yapar ve beli tutulur, bir
hafta kımıldayamaz ve yataktan çıkmaz. Yeni boşanmış olan Ahmet bekler ki bu
vesile ile Kader ailesi ile tanıştırır diye: ne gam! Kader 2 erkeğin
arasında ağlarını örmeye başladığı için hiç oralı olmaz.. Bu Tanrı ile
Sohbet açısından ne demektir acaba?
·
Bak seni
hareket edemez duruma getirdim: 2. beyefendiye gitme!
·
Ahmet
doktor olduğuna göre senin ona dönmen için yol gösteriyorum.
·
Hastalığın
bahane olsun; ailen ile tanıştır. Böylece daha yeni başlamış ilişkini de
sonlandırırsın. İleride acı çekeceğin ve çektireceğin bir durumu engellemiş
olursun.
Bazılarınız bu olaya
"senaryo" diyebilir; o zaman gelin 2 sohbete göz atın..
Tanrı ile Sohbet 2:
12 Mayısta Ahmet Bali' ye seyahate çıkar. Kader son anda
gelmekten vazgeçmiştir nedense.. 13 Mayısta ise Kader bir rüya görür ve
ertesi sabah Ahmet' e şu mesajı yollar:
"Gönlümün içindedir, gözden ırak sevgilim. Ağlayarak uyandım: araba ile
kaza yapıyorsun. Çok kötü sahnelerdi; Allah korusun. Nasılsın canım? "
17 Mayısta ise, yani
rüyadan 4 gün sonra Kader, Ahmet ile telefonda hiçbir şey yokmuş gibi uzun
uzun konuşur ve aynı akşam -aşık olduğunu söylediği-)) kişi ile yatar...((
Bahsetmek istediğim
"Tanrı ile sohbet" budur.. Allah Kader' e der ki:
"Aklından
Ahmet' i aldatmak gibi kötü şeyler geçiyorsa, yapma! Yaparsan
rüyandaki trafik kazasında olduğu gibi
Ahmet' i
kaybedersin.. Ama sonrasında, sen de en az onun kadar acı çekersin."
Öyle de olur zaten..((
Bu Kaderdir işte: Allah
Kader' in de önüne 2 yolu çıkarmış ve aynı zamanda yanlış yaparsa neler
olacağını da göstermiştir:
1.
Uslu dur ve
4 senedir beraber olduğun adamı aldatma.
2.
İstersen
aldat: ama yaptığın yanlış olacağı için aldatılan kadar senin vicdanın da
rahat olmaz, olamaz ömür boyu..
Ama Kader, inatla veya
bilinçaltındaki hırs/hınçla yanlış yolu bilerek(?) seçer, yani kendi
kaderini kendi çizer..

Karen Dupré : Femme Fatale
Epilog :
1.
Parçalanmış kişilikli veya kişiliksiz erkek (kadın) avcıları internette
mevcuttur.
2.
Eğer bir hatun sizi internetten bulduysa aman dikkat: kafa koparıcı
olabilir.
3.
Eğer bir hatun sizi 2. kez bulduysa: en az Ahmet kadar aptal ve safsınız
demektir.
4.
Eğer bir hatun size ilk buluşmanızda " Nelerden hoşlanırsın ? Onları söyle
bana ki mutlu edeyim seni." demişse sizi kaz olarak görüyor demektir.
5.
Eğer sizi yeterince yolmuşsa veya daha zengin birini bulmuşsa, sizden
ayrılmak için her yolu deneyecektir.
6.
Bırakın gitsin... Yoksa ilerde sizi daha fazla üzecektir..
7.
Ama en azından Internet toplumunu uyarın ki.. başka erkek (veya kadınlar)
aynı tuzağa düşüp, aynı acıyı çekmesinler..
8.
Tabi gerçek hayatta da aynı olay başınıza gelebilir. Lakin yeterli paranız
var ise, Kader'inize üzülmeyin..)
9.
Ehh bir tane de olumlu bişi yazayım: Ahmet 2 ayda 12 kg. vermiş, neredeyse
tığ gibi olmuştur ve artık 4 beden daha küçük elbiseler giymektedir..((
10.
Kısacası Kader Issız Adam'ın kadın versiyonudur, Ahmet ise Ada' nın erkek
olanı..(
Son Not:
Kader -yaptıklarından utanmadan- bir de Ahmet hakkında Maddi/Manevi
Tazminat davası açmış..
Ne demişler? Kendi
düşen ağlamaz..))
Yüce Türk Adaleti' ne
güvenmekte haklıymışım: hala helal süt emmiş hakimlerimiz var..
Bir şeyin haklı olduğunu bildiğin halde,
o şeyden yana çıkmazsan,
korkaksın demektir.
Konfüçyüs
Uyarı:
Aman erkekler dikkat! Son zamanlarda bu şekilde davranıp, tahrik ederek
benzer tazminat davaları açan hatunlar türemiş/artmış...
Dr. Ahmet
GİRGİN
Temmuz 2009