TOPKAPI
SARAYI

Fatih
İstanbul aldıktan sonra bu günkü Üniversite kapısının olduğu yerde eski
saraylar adıyla bir saray yaptırır. Fakat, Sarayburnu’ ndaki tepeyi görünce,
burada ikinci bir saray yaptırmaya karar verir. Topkapı Sarayı inşaasına,
ilk önce 1474’ te Çinili Köşk ile başlamış olur ve 1478’ e kadar diğer
kısımlarda tamamlanır. Topkapı Sarayı tahminen Dolmabahçe Sarayı’ nın
inşaasına kadar padişahın ikamet ve imparatorluğun idare yeriydi. İçinde
5000 kişiyi barındırırdı.
Topkapı
Sarayı’ nın dış kapıları 7 tanedir.
Bunların 4’ ü karada:
Otluk kapı ,Bab-ı hümayun, Soğuk Çeşme ve Demirkapı
3 denizdedır ; Topkapı,
Değirmen kapı, Balıkhane kapısı

Giriş için kullanılan en
önemli 1. kapı Bab-ı hümayun’ dur ve Saltanat kapısıdır,
diğerleri ise servis için kullanılırdı. 1. kapıdan 1. avluya girilir. 1.
avlunun içinde sağda Has Fırın?, Solda Aya İrini, Darphane, Çinili Köşk
vardır. Darphane önündeki çınara Yeniçeri çınarı adı verilirdi: yeniçeriler
kazan kaldıracakları zaman bu ağacın altında toplanıp karar verirlermiş.
Çeşmeye ise Cellat çeşmesi denirdi; kesilen baş çeşmede yıkanır ve halka
ibret olsun diye kapının sağındaki taşın üzerinde teşhir edilirmiş
Çinili köşk:
İznik çinileriyle 1474’ de yapılmıştır
İsyan esnasında sarayı
surdan başka, 1. avluda bostancılar koruyorlardı. Padişah ve maiyeti 1.
kapıdan atla geçer , 2. kapıdan Padişah hariç hiç kimse atla geçemezdi.
2. Kapı Babüs selam’
dır ve 2 kulesi, kulelerin içinde kapıcıların odaları vardır.
2. kapıdan girince sağda
Fatih devrinde yapılmış olan mutfaklar görülür; mutfaklara Kanuni devrinde
Mimar Sinan bazı eklemelerde bulunmuştur. Osmanlılar zamanında mutfaklarda
1000 den fazla erkek çalışan ve aşçı bulunmaktaydı. Günümüzde ise
Dünya Porselenleri sergilenmektedir:
Çin Porselenleri: 3 Familya tarafından
yapılmıştır: Ming, Sung, Yang ve 9 ile 13.yy. ların porselenleridir, çoğu
yeşildir. Selladon’ dan yapılmışlardır, içlerine konan zehri belirtirmiş..
1969 ‘da İngiltere’ de Sothesb’y de Selladon’ dan yapılmış bir tabak 2000
sterline satılmıştır.
Japon Porselenleri: 17 ve 18 yy.
lara aittir.
Avrupa
Porselenleri: 18 ve19 yy.lara aittir. Avrupa Porselenleri genelde
Fransız, Rus, Alman, Avusturya yapımıdırlar. Örnek Mutfak bölümü eskiden
helvahane olarak kullanılan bölümde hazırlanmıştır, o zamana ait kazan,
kepçe, sahanlar sergilenmektedir. Ayrıca Yıldız ve Beykoz fabrikalarında.19
yy.da imal edilen Türk cam eserlerinin sergilendiği bir bölüm mevcuttur.
Sol tarafta ise Kubbe
altı yer alır: burası iç ve dış siyasetin yürütüldüğü, divanın
toplandığı yer. Önce Fatih divana katılırmış, sade giyinmiş olduğu bir günde
divana çıkan bir adam sadrazama yönelince, divana katılmaktan vazgeçmiş!!
3. kapı Bab-ü sade :
Bu kapının saçak altında bir taş vardır. Merasimlerde bu taşın üzerine bir
taht konur, ulufe dağıtılırdı. 3. avluda bulunanlar:
Arz odası:
Elçilerin kabul
edildiği yerdir. Hizmetçilerin çoğu sağır-dilsizdi. Ayrıca konuşulanların
olanların dışardan duyulmaması için, bir içerden bir de dışardan musluk
açılır ve su şarıltısından dolayı dışardan hiç birşey işitilmezdi. Padişah,
hazine dairesinde teşhir edilen 5000 taşla bezenmiş bir örtü üzerinde
otururdu.
Enderun mektebi
günümüzde elbiseler seksiyonunu teşkil etmektedir: Burada Fatihten itibaren
sırayla bütün padişahların elbiseleri, ayrıca iç kısmında şehzadelerin,
prenseslerin giyim eşyalarıyla 7 ipek halı teşhir edilmektedir.
Hazine Dairesi:
Altın, gümüş işlemeli ziynet taşları; dünyanın en büyük incisi, zümrütü,
kaşıkçı elması, hançer, Şah İsmail’ in diye bilinen, aslında Hind hükümdarı
Nadir şah hediyesi olan taht sergilenmektedir.
Resim galerisi:
Osmanlı
hükümdarlarının kronolojik sıraya göre portreleri sergilenmektedir.
Mecidiye köşkü:
Sultan Abdülmecit tarafından yapılmıştır. 18 yy. Ampir tarzındadır, içi ve
dışı kabartmalarla süslüdür.
Hekimbaşı odası:
Baş lalanın oturduğu yerdir. Sonraları eczane olarak kullanılmıştır.
Sofa köşkü:
Mustafa Paşa köşkü:
17 yy. da yapılmıştır; 14. Louis’ in hediyesi bir mangal vardır
1. açıklama: Sultan,
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’ yı çok sevdiğinden onun adına yaptırmış
2. açıklama : Binanın
yapılışında onun emeği geçmiş.
Bağdat köşkü
1638’ de Bağdat fethi üzerine 4. Murat tarafından yapılmıştır. Çinileri ve
içindeki işlemeleri bakımından dikkati çeker. İçerisini çepe çevre bir ayet
süsler.
Revan köşkü:
1635 de Revan fethi üzerine yapılmıştır. Bağdat köşkü bunun kopyasıdır.
Hırka- I Saadet : Mukaddes eşyelarının saklandığı yer. Yavuz’ un
halifeliğiyle eşyalar bize geçmiş, içinde peygamberin hırkası vardır.
Saltanat devrinde her kadir gecesi bu sandık açılır ve hırka çıkartılarak
başta padişah olmak üzere devrin ileri gelenleri tarafından öpülürdü. Ayrıca
peygamberin ayak izi , dişleri ( lihye-i saadet ), sakal-ı şerif, kendi
eliyle yazdığı bir yazı, mührü nebevi, Kabe’ nin toprağı, anahtarları, 4
halifenin kılıçları ve Hz. Muhammedin yayı bulunmaktadır.
Sünnet odası:
2 sebepten bu
adı aldı

Kız Kulesi Efsaneleri
1.
Leandre kulesi:
İmparatorun kızı Leandre adlı bir balıkçıya aşık olur. Evlenmelerini
istemediğinden imparator, içine kızını hapseder. Balıkçı Hero adındaki kızı
görmek maksadıyla, fırtınalı bir gecede Beşiktaş’ tan yüzmeye başlar.
Leandre’ ın kuleyi görebilmesi için kız ateş yakar fakar rüzgar bu ateşi
söndürür. Böylece Leandre kuleyi göremez ve akıntıya kapılarak boğulur,
bunun üzerine kız da intihar eder. Bu efsane aynı zamanda Çanakkale’ nin
Abydos kentinde oturan Leandre ile Gelibolu kıyısındaki m.ö. 7. yy.da
Miletliler tarafından kurulan Sestos kentinde oturan Afrodit rahibesi Hero
arasında geçtiği de anlatılır.

2.
Osmanlı Kulesi
: Osmanlı
padişahının kızının bir yılan tarafından öldürüleceği söylenir, Kızını yılan
sokmasın diye padişah deniz ortasında bir kule yaptırır. Fakat bir gün
getirilen üzüm sepetinin içinden çıkan bir yılan kızı gene de sokarak
öldürür.
Selimiye efsanesi:
Osmanlı padişahlarından biri bilardoyu çok severdi. Mimarını çağırıp ona
bilardo masası şeklinde bir bina ısmarlar, yapamazsa sürgünle tehdit eder.
Paşa sefere çıkar. Döndüğünde bu binayı bulur. Mimarı çağırıp sebebini
sorar, cevap olarak mimar masayı ters inşa ettiğini söyleyince, padişahta
mimarı Azapkapı’ dan Topkapı’ ya.sürgüne gönderir !!
3. AHMET
ÇEŞMESİ
1729’da
3.Ahmet tarafından inşa edilmiştir. Nakışlarıyla dikkati çeker, Osmanlı
sivil mimarisinin tipik örneklerindendir. Dört cephesi yazılarla süslüdür;
cephelerin birinde 3. Ahmet’in kendi el yazısıyla şu beyit vardır :
"Aç besmeleyle iç suyu Han Ahmet’e eyle dua."
DOLMABAHÇE SARAYI
Dolmabahçe Sarayı' nın
yeri eskiden bozuk bir kıyı parçasıydı. 1. Ahmet ve Genç Osman zamanında koy
şeklindeki bu sahil dolduruldu ve adına Dolmabahçe denildi. Önce Beşiktaş
Sarayı ve Dolmabahçe kasrı yapıldı. 1809’da 2. Mahmut devrinde ikinci
saray ve Dolmabahçe kasrı iyi bir tamir gördü. Ayrıcı Bayıldım kasrı ve
Mehtabiye isimli bir bahçe yapıldı. 1854’de Abdülmecit tarafından hepsi
yıktırılarak Karabet Balyan ustaya bugünkü saray yaptırıldı. Saray 5 milyon
altın liraya mal oldu. Devlet bütçesi bu kadar fazla harcamayı kaldıramadığı
için de devalüasyon yapıldı ....

Sarayın iki saltanat
kapısı, önemli olan üç büyük salonu vardır:
Sarayın dekorasyonunda
Marmara adası’ ndan getirilen somaki ve yekpare mermer sütunlar
kullanılmıştır. Duvar ve tavan süsleri angaje edilen Fransız ve İtalyan
mimarlar tarafından yapılmıştır. Mobilyalar 18 ve 19. yy. Avrupa üslubunda
olup Fransa’dan getirilmiştir, fakat kumaşları Hereke dokumasdır.
Saray kristal bakımından
zengindir. Önemli olarak 36 büyük avize vardır. En büyük avize Muayede
Salonu’ ndadır. Bu avize 4500 kg ağırlığında olup, 750 ampul taşımaktatır.
İngiliz kraliçesi Viktorya’nın hediyesi olduğu söylenir. Bu salonun tavanı
kubbe gibi görünür, değeri 1.5 milyon altındır. Halılar Herekedir.
Somaki hamamı (Alabastre)
değer olarak sarayın 1/4’e eşittir. Aynı zamanda saray çok büyük bir resim
kolleksiyonunu barındırır, selamlığı hareme bağlıyan koridor bir resim
galerisi halindedir. Bunların çoğu Rus Ayvazovski ve Zonaro’ nun
eserleridir. Ayrıca Sadrazam odasında Zonaro’ nun “ hücum ” adlı
tablosu Osmanlı Yunan harbini gösterir, üstü örtülü olan bu tablo 1974
Kıbrıs hadisesi ile açılmıştır. Resim galerisinin bulunduğu koridordan
itibaren harem başlar.
Muayede Salonu: 2250 m2
alanında tavan 56 sütun üzerine oturtulmuştur. Sarayda toplu olarak 4500
ampul yanmaktadır. Kubbenin bir yanında orkestra yeri, diğer yanında harem
kadınlarının baloları izleme yeri bulunur.
Saray bir çok olaylara
sahne olmuş. 19 Mart 1877’de 2.Abdülhamit ilk meclisi mebusan’ı burada
açmıştır. Atatürk Cumhurbaşkanı olarak İstanbul’a geldiğinde şehir meclisi
üyelerine burada hitap etmiş, ilk türk dil kurultayını burada toplamıştır.
Burada 71 nolu odada ölmüş. Katafalkı Muayede salonu’ na konulmuş ve halk
tarafından ziyaret edilmiştir. Hatırasına izafen bütün saatler 09:05’de
durdurulmuştur. Artık yangın tehlikesine karşı sarayın içinde kalorifer ve
elektrik yakılmamaktadır.
BEYLERBEYİ
SARAYI
Eskiden bu semte
İstavroz Bahçeleri denirdi. Padişahlar yazı burada inşa ettikleri
köşklerde geçirirlermiş.18 yy. sonunda bunlar parsellenerek halka satıldı.
2. Mahmut bir saray yaptırmak istediğinde burayı uygun bulur, istimlak
ettirerek 2 katlı ahşap bir saray yaptırır. Bu saray mühim olaylara sahne
oldu; Amerikalı Prof. Smith ilk telgraf tecrübelerini burada yaptı. 1851’de
bu saray yandı.1865’ de ise Abdülaziz tarafından Serkis Balyan ustaya
bugünkü saray yaptırılır. Saraydaki Bohem avizeler hiç bir yerde yoktur.
Saray Bakırköy’ den
getirilen kufeki taşlarından inşa edilmiştir. 1.kat mermer, 2. kat mermer
taklididir..İçinde 6 büyük salon 24 oda vardır:
1- Bekleme Salonu :
Pembe Salon
2- Havuzlu Salon:
Sarayın en büyük salonudur.Ortada mermerden bir havuz vardır. 3- Amiral
Odası: 4 tarafında 4 oda bulunur ve salon baştan aşağı denizciliğe ait
eşyalarla süslüdür.
4- Sadrazam Odası.
5- Harem: Buradaki
salonlar:
a- Yemek salonu:
pencerelerde kafesler görülür.
b- Abdülhamit’in öldüğü
oda.
c- 2.katta haremin kabul
salonu.
6- II. Abdülhamit’in
çalışma odası:4 parça eşyaya 50.000 TL. verilmiş; içerde gizli düğmeler bir
iskemle bir kütüphaneve bir masa vardır.
7- Kabul salonu:Harem ile
Selamlık’ ı birbirine bağlayan koridorun sonundadır ve Havuzlu Salon’ un
üzerindedir. Yerler Hereke halılarıyla kaplıdır.
8- İmparatoriçe Eugenie’
nin odası : 1869’da Süveyş kanalı açılışı öncesinde
İstanbul’ a gelir ve
bir süre Sultan Abdüzaziz' in refakatinde osmanlı kadını gibi yaşayan 3.
Napolyon' un karısının kaldığı oda...
9- Süfera kabul salonu:
Yıldız fabrikasından çıkan en büyük çini vazo buradadır; salondaki saat Hamidiye marşıyla Bülbül peşrevi çalar.
Sarayın yanında
Harem ve Selamlık yalıları vardır.