Kur'an'ın tercümesi yapılamaz; ama mealinin yapılabilmesi için de o
kadar çok açıklama gerekir ki ilk anda okuyanların kafası çok karışır...
Yine de yapılması gereken budur.
Aşağıdaki
yazılara bir nebze daha açıklama getirmek gerekirse, her şeyden önce
Arapça'nın İbranice gibi Semitik (Sami) dillerinden olduğunu belirtmek
gerekir. Bu dillerde sözlükler bizdeki gibi A,B,C gibi harflerle başlayan
sözcük sıralamalarından oluşmaz. Genelde üç harften oluşan kökler vardır.
Tüm civar kelimeler bu üç harfli kökten türerler. Demek ki Arapça ve
İbranicenin sözcüğü, harf sıralamasından değil de kök sıralaması ve bu
sıralamanın içerisinde yer alan alt gruplardan oluşur. Buna en anlaşılır
örnek K,T,B sözcüklerinden oluşan köktür. Çünkü bu kökten çok fazla kelime
dilimizde halen dahi kullanılmaktadır. İsterseniz bu sözcüklerin bir kısmına
göz atalım:
Yukarıda
görüleceği üzere K,T,B harfleri arasına konulan sesli harflerle bir çok
kelime türetilmiştir. Ama tüm kelimeler birbirleri ile bağlantılıdır. Aynı
şekilde en altta gördüğünüz iki kelime M ile başlamasına rağmen K,T,B
harflerini içermekte, dolayısıyla diğerleri ile edilgen olarak ilinti
kurulmaktadır. Yani " kitabı
veya mektubu
katip
yazar, mektepte
okutulur..."
Türkçe'mize en çok yabancı kelime Arapça' dan girmiştir: 6.500!
Diğer bir
konu ise bazı kelimelerin bize geçerken anlamlarının bozulmuş olmalarıdır.
Örneğin aşağıdaki yazıda bahsedilen "Kafir" kelimesi aslında
"dinsiz, zındık"
anlamına gelmez. Kelime anlamı "örten" demektir. Şimdi dinsiz ile örten
arasındaki bağıntıyı nasıl yaparız diye düşündüğünüzü görür gibi oluyorum :)
Geçen günlerde Pendik grubunda tartıştığımız gibi anlatmaya çalışayım:
Bildiğiniz gibi pis araplar çölde büyük abdestlerini yaptıkları zaman
calabalarını (giydikleri entari) kaldırırlar, kumun üzerine def-i hacet
yaparlar sonrada elleri ile çıkarttıkları malzemenin üzerini kumla
örterler. İşte kafir diye nitelenen kişi, bu örtme işlemini yapandır. Din de ise
kafir, din gerçeğini yalan, yanlış bilgilerle örten ve böylece hakiki dindar
kişilerin bu bilgilere ulaşmasını engelleyendir. Yani takiyye yapan kafirin
en alasıdır. Son cümlemi anlayan anlamıştır. Hatta bu son gruba kafirler
anlamına gelen tam arapçası ile "küffar veya kafirun" denir.
Son
olarak da "Salad" kelimesine kısaca değineyim. Salad kesinlikle namaz demek
değildir. Salad ibadet ile dua karışımı olup, Allah'a yönelmek demektir.
Yani yalnız ezberlenmiş ve manası bilinmeden namazda tekrarlanan sureler ile
Salad yapılamaz.....
devam
edecek..