Bir insan aldatmaya neden gereksinim duyar acaba?
Sebep sadece bir heyecan yaşamak mıdır?
Ya da farklılıkları keşfetmek için bitmez tükenmez bir tatminsizlik
midir aldatma?
Bir insan neden böyle bir şey yapar, hiç düşündünüz mü?
Sadece ikili ilişkiler için düşünmeyin "aldatmak" kavramını. Onu hayatın
ortasına yerleştirin ve öyle bakın bu kelimenin arkasında yatan gizemli
ve akıl almaz dürtünün gücüne…
İnsan neden aldatır…
Çünkü aldatan insan bozulmuştur, deforme olmuştur.
Duyguları paslanmıştır, çürümüştür…
Biraz ağır mı oldu söylediklerim?
Bence hafif bile kaldı, asıl söylenmesi gereken sözlerin yanında…
Çünkü "aldatma" değerleri yok olmuş bir insanın, kendini tamir etmek
için bitmeyen, tükenmeyen ümitsiz arayışlarının bir sonucudur…
Aldatan insan, kendi yokluğunda kaybolmuştur. Uçurumun dibinden hayata
son kez bakan bir enkazdan bir farkı yoktur onun. O kaybolmuş ve
unutulmuştur. Onun tutunduğu son bir umut dalıdır "aldatma"…
Karanlığın içinde kalan siyah bir toz bulutu gibidir o. Gördüğü ilk
parlak yıldızdır onun yol gösterici pusulası…
Peki
nasıl olmuştur da, kaybolmuştur insan kendi yürüdüğü yolda?
Uzak kaldığı için elbette kendisinden… Mutluluğu kendisi dışında bir
başka yerde bulmak istediği için… Sadece bir adı olsun istediği için
yaşadığı her şeyin.
Ve bir
şeyleri sadece yapmak için yaptığı için…
Aldatan
insan, acınası
bir enkazdır aslında. Onun yardıma ihtiyacı vardır.
Çünkü eski hayatından kopacak
kadar gücü, yepyeni bir hayat kurmaya yetecek kadar da cesareti yoktur.
O aslında ne vardır, ne de yoktur. Günlük mutluluklarla teselli eder
kendisini. Hep kaçarak yaşar… Hep yakalanma korkusuyla adım atar. Bunun
adına da "yaşamak" der…
Korkak bir insan ne kadar mutlu olursa, ya da kaçarak bir insan ne kadar
huzurlu olabilirse, aldatan insan da o kadar mutlu ve o kadar huzurludur
işte.
Ona yardım
etmek gerekir. Onun yardıma ihtiyacı vardır çünkü.
O cesur
deseniz cesur değildir, güçlü deseniz güçlü değildir. Onu tehdit
edebileceğiniz o kadar çok şey vardır ki… Onun duyguları herkesin
izinsizce girip çıkabildiği kontrolsüz bir oda gibidir.
Peki, bütün
bunlara rağmen
neden aldatır insan?
Çünkü, kendisi de aldatıldığı
için yapar bunu… Kendi duyguları onu aldatmıştır. Hayatının karmakarışık
zincirleme reaksiyonları, kendi benliğinden uzaklaştırıp, acımasızca
adatmıştır. Muhtemelen de intikam almak ister aldatırken.
Peki, kimden
intikam alır aldatan insan…
Tabii ki, kendisinden…
Yazar : ?
Bazıları vardır…
Onlar
sadece kadındır…
Evet,
sadece kadın… Üstelik sadece kadın olarak kalmaktan son derece memnundurlar…
Eh
sadece kadın olunca da hayattaki en büyük gayeleri erkek oluyor elbette…
“Ben
istediğim her erkeği elde ederim!” … Bu cümleyi ilk duyduğumda dehşete
kapılmamıştım, isin ciddiyetini bile anlamamıştım, bunun bir meziyet
olduğunu sanacak yaştaydım o zamanlar… Sanmıştım da zaten. Bunu söyleyeni de
pek becerikli bir kadın sanmıştım, gerçi becerilerini sonradan anlamıştım.
İstediğin erkek her daim elde edilecek biriyse sen değil herkes elde eder
onu. Elde etmek fiilinden bu cümlede nefret ettim su anda. Aşık olmak,
sevmek, hoşlanmak gibi daha hissi fiilleri tercih ederim, ama onlar da bu
iddialı cümleye girdiğinde anlamlarını yitirecekler zaten…
“Ben
istediğim erkeği kendime aşık ederim” …
İyi
halt edersin, madalyayı nerede ( bana göre: nerene
) takıyorlar o zaman?