"Beni
sevdiğini sözlerinle, hareketlerinle sık sık göster. Bunu bildiğimi
varsayma. Buna karşı utanç belirtileri gösterebilir ve gereksinimim
olmadığını söyleyebilirim. Bu tepkilerime inanma ve ne olursa olsun beni
sevdiğini yinele."
"İyi
yaptığım işler için bana kompliman yap. Başarısız olduğumda beni aşağılama,
tersine bana güven ver. Olumlu destek ve işimi takdir etmeler, başarımın
yinelenmesini garanti eder."
"Moralin
bozuk, kendini yalnız ve yanlış anlaşılmış hissedersen bunları bana söyle.
Seni rahatlatma gücüne sahip olduğumu bilmek beni güçlendirecektir."
"Gördüklerim ya da hissettiklerimin önemsiz veya gerçekdışı olduklarını
söyleyerek benliğimi geçersiz duruma düşürme. Görüyor ya da hissediyorsam
bunlar bana göre gerçek ve önemlidirler..."
"Bana
dokun. Beni tut, beni kucakla: sevgi dolu sözsüz iletişim ile fiziksel
varlığım daha bir canlılık kazanacaktır."
"Suskunluklarıma saygı göster."
"Bana
değer verdiğini başkalarına göster. Sevgimizin başkaları önünde onaylanması
beni gururlandırır ve ilişkimizin güzelliğini başkalarıyla paylaşmak bana
mutluluk verir."
İlişkilerinizde zaman ve enerji yatırımı yapın: sürekli ilişkiler bir anda
ortaya çıkmazlar, ancak zamanla oluşurlar.
Sevgi
dolu ilişkide bireyler birbirlerine pek çabuk gücenecek kadar güvenirler.
Ancak durum, başkalarının bundan yararlanmasına olanak tanımayacak kadar
güvencelidir. Sevgili dolu bir ilişki çok fazla paylaşma ve ve sevecenliği
içerir.
Sevgi
dolu ilişki zamanın uzunluğuyla değil, gösterilen özenin niteliğiyle
tanımlanır. En iyi yanı da, karşılıklı olarak sağlıklı biçimde fikir, duygu
ve deneyim alışverişi sağlamasıdır.
Tüm
uyanık olduğunuz zamanı sevdiklerinizle geçirmek zorunda hissetmeyin
kendinizi: zaman zaman kenara çekilin ve sevdiklerinizin de ayrı bir
yerleri olmasına izin verin.
Kızgınlığı, incinmeyi ve acıyı sürdürmeyin, unutmaya çalışın: bunlar
enerjinizden çalar ve sizi sevmekten alıkoyar.
Anlaşmazlıklardan ve tartışmalardan korkmayın: tartışmayan insanlar
birbirlerine değer vermeyen veya ölü kişilerdir.. Kısa tartışmalardan
kaçının: Tartışmanın tam bittiğine ve bir sonuca ulaştığına inanın ve sona
erdiğinde ise tartışmanızı unutun.
Tüm eleştirileri olumlu
sayın, çünkü eleştiriler kendi kendimizi değerlendirmemizi sağlar, ama bu
eleştiriler haksızsa bunları her zaman geri çevirebilirsiniz.
Dinlemeyi öğrenin: kendi konuşmanızı dinlemekle hiçbir şey öğrenemezsiniz.
Bir
ilişkiden ne alabileceğinizi değil, o ilişkiye neler katabileceğinizi
düşünün.
Yapmak
istemediğimiz halde başkasını memnun edecek bir davranışta bulunmak belki de
çok kötü değildir ve kendimizi tanımamız, başkalarını anlamamıza büyük
ölçüde yardımcı olacaktır; çoğumuz sayısız saatleri boşa harcayarak kendi
rahatımız için karşımızdakileri değiştirmeye çalışıyoruz: eleştirerek,
suçlayarak ve çeşitli manevralarla karşı tarafı gereksinim duyduğumuz
kişinin kalıbına sokmaya çalışırız. Halbuki başkalarıyla uzun sürecek
ilişkiler kurmayı istiyorsak, işe onları oldukları gibi kabullenip, mutlu
olmakla başlamalıyız. Etkimizle karşı tarafı değiştirip yenileyeceğimiz
varsayarsak, o kişi için haklarımızı kötüye kullanan, düşüncesiz ve hatta
zalim biri olup çıkarız; ve tabii, bu durum genellikle bir yarar
sağlamaz...