| |
Kadınlar Ne ister ?
Pakize SUDA ( Bana
göre bu tür yazıların piri..)
Geldik zurnanın zırt dediği yere. Yine kadın erkek ilişkisi. Gerçi bana bu
mevzudan gına geldi ama ara sıra yazmak lazım; yoksa İkitelli' den aforoz
ederler insanı.
Geçtiğimiz hafta Milliyet Gazetesi'nde bir yazı dizisi yayımlandı.
‘‘Kadınlar Ne İster?’’
Yani aşk hususunda, erkeklerden...
Ne isteyecek kadınlar, hiç tabii. Bir iki önemsiz şey.
Misal,
Bir erkek tarafından kurtarılmayı ister.
Kimden, neden, niye?
Belli değildir ama, aklı ermeye başladığı andan itibaren bunu ister ve
bekler.
Erkeğin Süpermen, Kazanova, Mecnun karışımı bir yaratık olmasını ister.
Adamı illaki değiştirmek ister.
Dürüst erkek ister ama ‘‘Başkasını seviyorum’’ diyerek çekip gidene
‘‘dürüst’’ değil ‘‘kalleş’’ der.
Erkeğin mütemadiyen yalan söylemesini ister. Hatta buna teşvik eder.
Adamın köpek misali, her çağrıldığında dizinin dibinde bitmesini ister.
Erkeğin, onda gizli kalmış cevherleri bulup çıkaracak kadar akıllı,
dikkatli, hatta yaratıcı, başka kadınların orta yerde görünüp duran
cevherlerini fark etmeyecek kadar aptal olmasını ister.
Kıskandırmayı ama kıskandırılmamayı ister.
Erkeğin hayatında ilk ve son olmak ister.
Terk edilen değil, terk eden olmayı ister.
Sevgilisinin onu düşünmekten arta kalan zamanlarda yine onu düşünmesini
ister.
Erkeğinin Gülben Ergen'i çirkin, Hülya Avşar'ı ondan da çirkin bulmasını
ister.
Bütün öteki kadınların varlığından bihaber olmasını daha da çok ister.
Mümkünse kör olmasını tercih eder.
Erkekler tarafından, hatta kadınlar tarafından da seks bombası olarak
görülmeyi ister.
Erkeğin ilk üç hobisinin,
- Aşk dolu sözler fısıldamak,
- Kadın dırdırı dinlemek,
- Birlikte alışverişe çıkmak olmasını ister.
Erkeğinin, öteki kadınları kıskandıracak kadar yakışıklı, kimseyi
ayartmaya niyetlendirmeyecek kadar paspal olmasını ister.
Üç yaşın sevimliliğinde,
Yirmi yaşın çekiciliğinde,
Kırk yaşın tecrübesinde,
Otuz yaşa sabitlenmeyi ister.
Erkeği eve hapsetmeyi ister.
Bir arada bulunmadıkları zamanlarda geçici olarak hadım olmasını ster.
Zaman zaman, geçenlerde ABD'de bir kadının yaptığı gibi güveçte pişirip
yemek ister.
Adam ağzıyla kuş tutsa, bir kuş daha, bir kuş daha, bir kuş daha, bir kuş
daha, bir kuş daha ister.
Kuşlar bitti sanmayın, yerim yetmez diye kestim.
Erkeğin yanmasını, sürünmesini, ölmesini, lime lime olmasını ister.
Bütün bu sayıp döktüklerimin hepsi gerçekleşse dahi hálá tatminsizlikten
ölmeyi ister.
Aslında kadın kısmı ne istediğini bilmez ama sorulduğunda çok fiyakalı
laflar eder.
Pakize SUDA
17 Kasım 2001
Pakize SUDA' dan
Kadınlara İthafen
Bütün kadınlar birbirlerini rakip
olarak görürler. Birbirlerini kıskanmaları için aynı meslekten
olmalarıyla da menfaatlerinin çatışması falan şart değildir. Ortalıkta
kendilerinden başka kadınların da dolaşıyor olması, kıskanmaları için
yeterli bir sebeptir. Yolu kadınların görev yaptığı bir yere,
örneğin bir banka şubesine düşen bir kadın, gördüğü muameleden bunu şıp
diye anlayabilir. Bütün kadınların mutlaka koşulacak şartları vardır.
'Seninle evlenirim ama...', 'dediğini yaparım ama... 'Nedense bütün aşk
şiirleri, en duygulu şarkı sözleri hep erkekler tarafından yazılmıştır.
Çok duygulu oldukları söylenen kadınların bu sırada ne yaptıkları merak
konusudur. Bence kadınlar o sırada diğer kadınları incelemekle
meşguldürler.' Ne giymiş, ne takmış, benden güzel mi? Vs..
Erkekler (eğer ruh hastası değillerse)
eşlerini çok yakın arkadaşlarından, akrabalarından, yani olur olmaz
herkesten kıskanmazlar. Oysa kadınlar, hiç ayrım yapmaksızın, ömür
boyunca, istisnasız her dişiden kıskanırlar kocalarını. Kendisinden 30
yaş büyük bir kadınla, sırf parası için evlenen pek az erkek vardır.
Buna karşılık etraf, babası, hatta dedesi yaşında, ama mutlaka zengin
erkeklere aşık olan (!) kadınlarla doludur. Hiçbir kadın çalıştığı
yerde üstünün kadın olmasını istemez. Vallahi bunu ben söylemiyorum,
anketler öyle diyor.
Erkekler kadınlardan
ilgi, şefkat, sevgi dışında pek bir şey beklemezler.
Kadınlara bunlar asla
yetmez, ilave olarak iki bilezik, bir yüzük gerekir çoğu zaman.
Gelin-kaynana çekişmesinin fıkralara geçtiği ülkemizde hiç
damat-kayınpeder çekişmesine tanık oldunuz mu? 'Elti gemisi yürümez' diye
bir söz vardır da neden bacanaklar için söylenmiş benzer bir laf yoktur?
Evli kadınla ilişkiye
giren çok az erkek vardır. Buna karşılık evli erkekle hiç düşünmeden
ilişkiye giren kadın sayısı benim bildiğim, gördüğüm, duyduğum kadarıyla
bir hayli kabarıktır.
Erkekler bir araya
geldiklerinde işten, politikadan, futboldan bahsederler genellikle.
Kadınlar bir araya geldiğinde ise vay o anda orada olmayan diğer
kadınların haline!
Eşlerinden, 'yorgunum',
'Başım ağrıyor' bahanesiyle mümkün olduğunca kaçan kadınlar, ortaya ikinci
bir kadın çıktığı zaman aniden kocalarını çok sevdiklerini (!) fark
ederler. Kocası tarafından aldatılan kadınlar genellikle boşanmak
yerine, bir çocuk daha yapmayı tercih ederler. Tersi durumda ise erkekler
kadınlar kadar akıllı olmadıkları için bunu gurur meselesi yapar ve kadını
hemen boşamaya kalkarlar.
Kadınlar evde akşama
kadar istedikleri gibi yaşarlar. Ne karışanları ne de görüşenleri vardır.
Erkeklerin akşamdan akşama geldikleri evlerinde pek de özgür oldukları
söylenemez. Kendilerine durmadan oraya oturmaması, sigarasının külüne
dikkat etmesi, ayakkabısını çıkarması hatırlatılır. Kadınlar akşama
kadar kocalarının bilgisi dışında istedikleri arkadaşlarını misafir
ederler. Oysa hiçbir erkek karısından izin almadan eve bir erkek
arkadaşını getiremez. Hatta izin alarak bile. Kadınlar her istediklerinde
eşlerinden izin almadan annelerini ziyaret edebilirler. Erkekler ne
haberli, ne habersiz, yanlarında eşleri olmadan asla annelerine
uğrayamazlar.
Kadınlar bütün
ilişkilerinde hesap kitap içindedirler. Asla şeffaf değildirler.
Hoşlanırlar, hoşlanmaz gibi davranırlar, isterler, istemez gibi yaparlar.
Eşleriyle sorunlarını çözmede bedenlerini silah olarak kullananlar
bile vardır.
Vücutlarını göstermeye
bayılırlar. Açık, dar, şeffaf, kısa giyerler. Sonra da 'neden
bakıyorsunuz? diye sinirlenirler. Aslında amaçları baktırmaktır, ama bunu
asla kabul etmezler. özgürlükten, rahatlıktan, medeniyetten falan söz
ederler. Nereden biliyorsun, derseniz ben de kadınım oradan biliyorum.
NOT: istisnalar kaideyi
bozmaz.
Pakize Suda (Bence
de bunu okuyan bütün kadınlar kendini istisna olarak kabul edecektir.)"
Kadın Gözüyle
Kadınlar...
9 MART 2000 Tarihli
Hürriyet/Kelebek teki Pakize Suda' nın yazısından alıntıdır...
Anlaşılacağı üzere kadınları anlatan aşağıdaki yazı tümüyle bir kadın yazar
tarafından kaleme alınmıştır ve tabii sayfayı yapan kişi de kadınlar
hakkındaki yazarın fikirlerine tümüyle iştirak etmektedir..
 |
Edilgen olmayı seviyoruz: düşünmek, çalışmak, yapmak zorunda kalmıyoruz;
çünkü bizim yerimize ve de bizim için kocalarımız, babalarımız var...
|
 |
"
Bi koca bulup rahat etsem "
fikri var hep kafamızın bi köşesinde.. |
 |
Birbirimizi sevmiyoruz, desteklemiyoruz, kıskanıyoruz: enerjimizi
hemcinslerimizi alt etmeye kullanıyoruz... |
 |
İşyerimizde patronumuzun, amirimizin erkek olmasını tercih ediyoruz : bir
kadından emir almayı içimize sindiremiyoruz... |
 |
Kadınlığımız kullanıyoruz : sırf işimiz görülsün diye işve yapıyor, göz
süzüyoruz... |
 |
Erkeklere çanak tutuyoruz.. |
 |
Kendimizi kullandırıyoruz: hem de izin vermenin ötesinde adeta erkekleri
buna kışkırtıyoruz... |
 |
İşin
kolayına kaçıyoruz: önce insan olmak değil, önce kadın olmak istiyoruz.. |
 |
Aklımız şeytani işler için kullanıyoruz: entrikalardan medet umuyoruz.. |
 |
Aldatılmaya göz yumuyoruz : bir kısmımız diğerlerimizin aldatılması için
erkeklerle işbirliği yapıyoruz.... |
 |
Sahtekarız : Orgazm taklidi yapıyoruz. |
 |
Merak
ediyoruz : ama dünyayı değil, komşumuzun evinde olup biteni... |
 |
En
akıllımız bile saçımızdan, kıçımızdan, pişirdiğimiz yemeklerden bahsetmeyi
seviyor... |
 |
Başımız sıkışınca ağlıyoruz: ağlamak insana mahsustur, ağlayacağız elbet .
Lakin göz yaşlarımızı silah olarak kullanıyoruz.. |
 |
Çocuğumuza bile söz geçiremiyoruz: akşam kocamızın duruma el koymasını
bekliyoruz... |
 |
Durumumuzu iyileştirmek için en ufak bi çaba harcamıyoruz; bunu da
erkeklerden bekliyoruz............. |

9
Nisan 2000 Sabah Pazar ekindeki Sayın Emre Aköz' ün sayfasında Sayın Bayan
Nora Romi ' den alıntıdır:
Kadınlar tuvalete neden giderler ?
1- Hakikaten tuvalet ihtiyaçları için
2- Makyaj tazelemek için
3- Parfüm sıkmak için
4- Elbisesini düzeltmek için
5- Dedikodu yapmak için
6- Karşı cinse taktik belirlemek için
7- Barda olup biten hakkında bilgi
toplamak için
8- Beş on dakika yalnız kalmak için
9-
Ağlamak için
10-
Kavga etmek için.......
|
|