 |
Ne kadar
yaşlı olursanız olun, bir daha olamayacağınız kadar gençsiniz..........
|
 |
Yeni
arkadaşlar edinin, ama eskilerini de kaybetmeyin !
|
 |
Birisinin
en iyi arkadaşı olun !
|
 |
Her
savaşı kazanmak zorunda değilsiniz.....
|
 |
Bağışlamayı öğrenin ve bunu alışkanlık edinin.
|
 |
İyimser
olmak her şeyden memnun olmak anlamına gelmez !
|
 |
Kimin doğru olduğunu değil,
neyin
doğru olduğunu saptamak için tartışın. |
 |
Bir
dostluğu asla çantada keklik sanmayın...
|
 |
Yaşamda
önemli olan dönüm noktaları değil, yaşanılası anılardır....
|
 |
Yarın,
geri kalan ömrünüzün ilk günüdür.
|
 |
Yaşamda
denetleyebileceğiniz şeyleri denetleyin; denetleyemediklerinizi de kabul
edin ama....
|
 |
Zaman
değerli bir şeydir: Hayır demekten çekinmeyin..
|
 |
Gelecek
heyecanla, geçmiş nostalji ile anılırken, yaşadığımız anın koşuşturma ile
akıp gitmesine izin vermeyin......
|
 |
Hayat, yenilen kazıkların bileşkesidir. |
 |
Varlığın
ile yokluğun arasında fark olsun......
|
 |
Dünyayı daha iyi bir yer yapabilmek için
hiçbir zaman çok yaşlı değilsiniz. |
 |
Nasıl ve ne zaman öleceğinize siz karar veremezsiniz, ama nasıl
yaşayacağınız kendi elinizdedir... |
 |
Size saklanılması için verilen sırları
saklayın !! |
 |
Cansız alem
değişime,
canlı alem gelişime
uğrar....... |
 |
Cesaretin yüzde 99' u
deneyimdir. |
 |
İnsanların umudunu
kırma; belki de sahip oldukları tek şey budur...
|
Gideceği
limanı bilmeyene hiçbir rüzgar fayda etmez ...
( veya )
Rüzgarın
yönünü değiştiremiyorsanız, yelkenlerinizi rotaya uydurun, çünkü; dünya
sizin karşılaştığınız fırtınalarla değil,
gemiyi limana ulaştırıp ulaştırmadığınızla ilgilenir...
Gösterdim !
Gördü anlamına gelmez...
Söyledim !
Duydu anlamına gelmez...
Duydu !
Doğru anladı anlamına gelmez...
Anladı !
Hak verdi anlamına gelmez...
Hak verdi !
İnandı anlamına gelmez...
İnandı !
Uyguladı anlamına gelmez...
Uyguladı !
Sürdürecek anlamına gelmez...
ÇİNLİ bilgeler,
karakter yapılarına göre insanları şöyle sınıflandırmışlar:
- Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ONA ÖĞRETİN.
- Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, ONU UYANDIRIN.
- Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ONDAN SAKININ.
- Bilen ve bildiğini bilen liderdir, ONU İZLEYİN
İşitirim,
unuturum.
Görürüm,
hatırlarım.
Yaparım,
anlarım.
Çin Atasözü
Hayattan ne öğrendim?
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. ..
Ağladım.
* * *
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatin bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar oldugunu öğrendim.
* * *
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
* * *
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
* * *
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
* * *
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu. ..
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
* * *
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
gerektiğini öğrendim.
* * *
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. ..
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
* * *
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
* * *
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
* * *
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
* * *
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu
öğrendim.
* * *
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
* * *
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
****
Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.
Olur ya ...
Kalp durur ...
Akıl unutur ...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...
( alıntıdır ... yazarı
bilinmiyor )
HİTİTLERİN M.Ö. 2000
YILINDAKİ DUVAR YAZISINDAN ALINMIŞTIR:
Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir...
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele...
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini
ver .
Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,
belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol...
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret;
bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı,
güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı,
güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,
balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret...
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini ,
yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim...
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi
büyümesine bağlıdır...
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine
doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı
olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi...
Tanrım,
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,
İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve
Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver...