|
| |
|
|
Korkuların en belalısı: Kendinden korkmak!
Cüneyt ÜLSEVER
|
|
|
|
21. Yüzyıl'a
girmek, bu yüzyılın mümtaz bir vatandaşı olmak için birey (şahsiyet)
olmak gerekiyor.
Bunun için de diyorum ki, illa ki duygular ile baş edebilmek lazım.
Duyguları ile baş edemeyen insan, ne kadar istese dahi, birey (şahsiyet)
olamaz.
Bu nokta Türk insanı için çok önemli zira, bizi ama neredeyse
hepimizi, duygulardan kaçan insanlar olarak yetiştirdiler.
Biz duygular ile baş etmeyi öğrenemedik.
Bizi duygular ile baş edemeyen ve dahi hep korkutulan insanlar yaptılar.
Neden?
Aksi halde şahsiyet kazanır ve statükoyu sorgularız, diye!
* * *
Okul öncesi öcü diye bir kavram yarattılar, ondan korkuttular.
İlkokulda haylaz ve tembel diye en keyifli arkadaşlarımızdan korkuttular,
lise çağlarında karşı cinsten korkuttular, üniversitede düşünceden
korkuttular, askerde komutandan, işte amirden, evde eşten, mahallede
polisten...
Hep ama hep korkuttular.
* * *
En beteri bizleri kendimizden korkuttular!
* * *
‘‘Biz bunu böyle istemedik !‘‘, diyebilirler.
Ancak, duygularından kaçan ve de her fırsatta korkutulan
insanın eninde sonunda kaçamayacağı çukur muhakkak ki, bizzat
kendinden korkmaktır.
Duygularından kaç, her şeyden kork!
Kaçınılmaz sonuç!
Kendinden kork!
* * *
Kendi kendinize kaldığınızda aynanın karşısına geçin ve kendinize bakın!
Dikkatli bakın!
Kendinizi tanımadığınızı göreceksiniz.
Hiç kendinize bakmadınız ki!
Hiç kaşınızı, gözünüzü, kulağınızı, ağzınızı incelemediğinizi fark
edeceksiniz.
Çekinmeyin, soyunun!
Karnınızı, göğsünüzü, bacaklarınızı ne kadar tanıyorsunuz?
Evet, çok çıplak kaldınız; yıkanırken hamamda, sevişirken yatakta
çıplaksınız.
Ancak, hiç vücudunuzla yüzleştiniz mi?
Kaçınız aynaya bakmadan, alnında kaç kırışık olduğunu, göbeğinizin nereden
çatlamış olduğunu ezberden bilebilirsiniz?
* * *
Düşünün adına can dediğimiz şahsiyetiniz bir vücudun içine
üflenmiş, can sadece o vücutla hayatiyet buluyor ve biz bu kadar elzem bir
aleti tanımıyoruz!
* * *
Tanımadığınızdan da korkarsınız!
İnsanlar tanımadıkları, bilmedikleri şeylerden korkarlar.
Bilinmeyen, denetlenemeyen stres yaratır!
İnsanın bizzat kendisi kendi stresinin kaynağıdır.
* * *
Kabul edin, koskoca bir hayat hep kendimizden korkarak geçmiyor mu?
Ya beni beğenmezlerse? Ya yatakta rezil olursam?
Ya işten atılırsam? Ya arkadaşlar beni reddederlerse?
Ya..? Ya..? Ya..?
Normal yurdum insanı kendinden o kadar korkar ki kendi eksiklikleri
ile yüzleşmek istemez. Topu hep taca atar!
‘‘Urfa'da Oxford vardı da biz mi okumadık?‘‘
Peki, Oxford'da okuyan Urfalıları ne yapacağız?
* * *
Çevrenize bakın, en çabuk kızan, hemen fiziki güce sarılan insanlar en
korkak insanlardır.
Onlar kendilerinden o kadar korkarlar ki kendileri ile ancak bağırarak,
vurarak, kırarak baş ederler.
|
|
|
|