|
| |
|
|
Beyninizle
mi sevişiyorsunuz
Cüneyt ÜLSEVER |
|
|
|
Beynimizle
düşündüğümüze...
Kalbimizle hissettiğimize...
Cinsel organımızla seviştiğimize dair inancımızın sadece gelişmesi için,
emek harcanmamış beyinler için basit bir model olduğunun, gerçeği katiyen
yansıtmadığının farkına varmayan kimsenin sevişmeyi bildiğini iddia etmesi
mümkün değil.
O sadece 'becerir' veya 'becerilir'!
* * *
Her şey ama her şey beyinde oluşuyor. Duygular da tamamen beynin emrinde.
Kalp sadece aptal bir emme basma tulumbası!
Sevinmek, heyecanlanmak, üzülmek, gülmek, ağlamak, orgazm olmak v.b.
duygular hep ama hep beynin denetimi altında, beynin isteğine uygun olarak
başlıyor ve sona eriyor.
Tepkiler, refleksler bile beynin emri altında.
Üstelik algılamadan hissetmek de mümkün değil.
Ayının vahşi ve güçlü bir hayvan olarak bize zarar verebileceğini öğrenmeden
ayıdan korkup, ondan kaçmak mümkün mü?
En azından, cüssesi büyük ve sesi ürkütücü hayvanlardan korkmayı öğrenmeden
ormanda önümüze çıkan ayıdan korkmak mümkün mü?
Hayır değil!
* * *
Zayıflamak için daha az yemek yemek (alınan kaloriyi azaltmak) veya daha
fazla hareket/spor (tüketilen kaloriyi çoğaltmak) gerekiyor.
Peki daha az yemek yemek için mideyi mi ikna etmek gerekiyor?
Hayır!
Yoksa, daha fazla hareket etmek için bacakları mı ikna etmek gerekiyor?
Hayır!
İştahınız kesildiğinde, canınızın yemek yemeyi istememesini hangi organınız
planlıyor ve denetliyor?
Tüm bu soruların tek bir cevabı var:
Beyin!
Diğer organlar da hayati önem taşıyor ama hiçbirisi kendi kendisine karar
veremiyor.
Bütün duygusal ve dahi akılsal gelişme/tepki/etki/oluşum v.b. beyinde
oluşuyor.
* * *
Sevişme arzusu, şehvet, orgazm da beyinde oluşur.
En tabi halinde sevişirken bile insan aklının emrindedir.
Tersine, canınız sevişmek istemediği zaman da buna karar veren beyindir!
Ereksiyon sıkıntısı çeken veya cinsel soğukluk yaşayan insanların yüzde
90'ına 'organ tedavisi' değil, 'beyin tedavisi' yapılır.
Terapi akılla ilgili bir tedavi metodu!
Hatta psikolojik sorunların tedavisi ile ilgili ilaçların hemen hepsi
beyinde salgılanan enzimlerin doğrudan yönlendirilmesine yönelik...
Esasında soğuk bir kelime olan 'kimya' kelimesi tüm duygusal eylemlerde
olduğu gibi cinsellikte de baş aktör!
* * *
'Aklımla severim şimdi!'
Sevmek için sevişmeye, sevişmek için beyne ihtiyacınız olduğunu fark
ettiğiniz gün beynin de en çok 'almaktan' değil 'vermekten' hoşlandığını
fark edeceksiniz.
Erkeği ile sevişirken en fazla keyif alan kadınlar sevgiyi almayı değil,
vermeyi isteyen kadınlardır.
Erkek de 'aldığında' değil 'verdiğinde' mutlu olur!
Bu garip alışveriş de sadece beyinde oluşur!
|
|
|
|