[Yazarlar İndeksi]
[Erkeklerin Avantajlari] [Kadinların Avantajlari..] [Kadın Gözüyle Kadınlar] [Kadın gözüyle erkekler] [Kadinlar Üzerine] [Erkek Manifestosu] [Alinmasi Gereken Seminerler] [Türkler Lehine Yabancı Sözleri..] [Türk Toplumu Üzerine] [Bedeli Çanakkale' de...] [Doktorların Kaderi] [Ise Girememenin Garantili Yollari] [Tezat Atasözleri..] [Bir babanin ogluna ögütleri] [Düşünülesi Sözler...] [Birbirimizi Sevebilmek] [PC için Murphy Kanunlari] [Ünlülerin Sözlerinden..] [Nostalji] [Aldatan Kadın] [Neden Aldatır?] [Sevgililer Günü] [Ben hep bana söyleneni yaparım] [Aşık Olmazsanız..] [Duygusuz Yüzyıl] [Aptallığın Faydalar] [Aptallığın Yasaları] [Aşka aşık olmak] [Beyninizle mi sevişiyorsunuz] [Cici kızla yaşanmamış aşk] [Çocuk toplumlar] [Gençler duygularınızla yüzleşin] [Kendini sevmek] [Korkular] [Misafir odalı evde aşk] [Nasıl bir evde büyüdünüz] [Sevişmeyi bilmeyen] [Türk insanı AB’ye ne kadar hazır? ] [Öp Beni Kocaman] [Tarihte Değer yargıları] [Midillinin Gözleri] [Allah'tan Kadinim]

 

 

sdmenu.gif (328 bytes)   Aşkın kendisine aşık olmak  1   Cüneyt ÜLSEVER

 

 

 

21. Yüzyıl'ın gerektirdiği şekilde birey (şahsiyet) olabilmek demek; bilgi-teknolojisindeki devrim sayesinde ulaşım maliyeti sıfıra yaklaşan bilgiye artık herkes ulaşabileceği için, onu diğerlerinden farklı yorumlayabilecek donanımı kazanmak demektir.

Bunun için de gerekli kazanımlar;

a) bilgiyi analiz etmeyi öğrenmek,

b) ancak analiz sonucu ulaşılan sonuçtan sürekli şüphe duymak,

c) böylelikle tek-doğru olmadığını kavramak,

d) buna göre de başkalarının aynı ham bilgiden farklı analiz sonuçları çıkarabileceğini hazmetmektir.

* * *

Ayrıca birey olabilmek için duygu-akıl ikilemi olmadığını, duygunun ve aklın aynı organda, beyinde üretildiğini, kalbin sadece aptal bir kas olduğunu; biri olmadan diğerinin üretilemeyeceğini kavramak gerekiyor.

Bu saptama çok önemli zira; 21. Yüzyıl'da, 19. Yüzyıl'dan devşirdiği teba/güruh kıvamından, iki safha birden aşmak ve hem 20. Yüzyıl'ın gerektirdiği vatandaş olmayı, hem de son yüzyılın talebi birey (şahsiyet) seviyesine ulaşmayı aynı anda şiar edinecek Türk insanı evvel emirde duygularından korkmamayı öğrenecek.

* * *

Bize güruh/teba olmayı öğretenler, duygularımızdan korkmayı, onları inkar etmeyi, onlardan kaçmayı öğrettiler.

Öyle öğrettiler, zira bizlerin birbirimizden farklı olmamızdan ödleri kopuyordu.

Halbuki, duygularınızla yüzleşmeden, onlarla yaşamayı öğrenmeden, onlardan hedef almayı beceremeden, analiz yaparken onları kullanmadan diğerlerinden farklı bir birey/şahsiyet olmamız mümkün değil.

Gelecek haftalarda korku, endişe, sevinç, huşu, haz, ızdırap gibi çeşitli duyguları irdeleyeceğim ama geçen hafta başladığım üzere, bana göre ana duygu olan aşkı öne alıyorum.

Zira, insanoğlunda ve dahi tabiattaki tüm canlılarda en büyük itici güç cinselliktir ve dolayısı ile onun insanda mükemmeliyet kazandığı aşkı en ön plana almak gerekiyor.

* * *

Geçen hafta da söyledim; iddiam en az bir kez aşık olmadan 21. Yüzyıl'a giremeyeceğimizdir.

En az bir kere aşık olmamış insanın kendisi ile tanışmış olması mümkün değildir.

Zira;

Aşk çırılçıplak kaldığı halde insanın kendisinden zerre kadar utanmamasıdır.

Aşk, sokakta çıplak yürürken değil bundan utanmak, tersine zevk duymaktır.

Aşk, vücudu güzel olduğu için gurur duymak değil; şişmiş göbek, sarkmış memeler, dökülmüş saçlar, selülitli bacaklara rağmen kendini beğenmektir.

Aşk kişinin gönül aynasında kendi kendisi ile yüzleşmesidir.

Kendinizle tanışmak için en az bir kez riske girip, en az bir kez aşık olmanız gerekiyor!

* * *

Aşk, hayatında hiçbir kan bağı olmadığı halde, başkasının hal-i pür melalini merak etmek, bu yüzden tasalanmak, üzüntü duymak, bir başkası için hal çaresi aramaktır.

Aşk sevinç kadar üzüntü, haz kadar azap, gülmek kadar ağlamak, kazanmak kadar kaybetmektir.

Hatta aşk galibiyet değil, mağlubiyettir!

Bunun için güzeldir, bunun için öğreticidir, kendi kendimizle yüzleşmemizi sağlar.

Galip gelen mağrur olur, mağlup olan kendisi ile yüzleşir.


Aşk akıl ile duygunun ortak eylemidir.

Bana sakın sadece duygulara bağlı aşktan bahsetmeyin; o tutkudur!

Akıl da işin içinde derken, illa ki rasyonel tavırdan bahsetmiyorum.

Sırf akla dayanan ve adına rasyonel tavır dediğimiz davranış şekli aşkı zerre kadar tanımayan biçarelerin önerdiği ve kutsadığı tavırdır.

Siz aşık olduğunuzda onlar sizi rasyonel bulmayacaklardır.

Bırakın, öyle bulsunlar!

Zaten, siz bu fark yüzünden farklı olacaksınız.

Siz de onlara sorun;

İnsanın bütününe hitap etmeyen tavır rasyonel olabilir mi?

Duygulara-beynin bir bölümüne-uymayan tavır nasıl beynin eseri olabilir?

Aşk en büyük orgazmdır.

Vücudunun her zerresini, daha ileri gidelim organlarının-başta beyin-tümünü benimsemediğiniz bir insan da sizin orgazm olmanızı sağlayabilir.

Ancak; uçuramaz, uçursa dahi ya bu bir kereye mahsustur, ya da uçuş süresi kısadır!

İnsan uçarken kendinin farkına varır.

Zira o anda diğer bütün hayvanlardan hiçbir farkı kalmamıştır!

Aşkın kendisine aşık olmak  3   Cüneyt ÜLSEVER

En az bir kere aşık olmadan 21. Yüzyıl'a giremezsiniz.

Aşk sokakta çırılçıplak dolaşmak ve bundan zerre kadar utanç duymamaktır.

Aşk gönül aynasında kendini seyretmektir.

* * *

Ancak, size belki garip gelecektir ama insan sadece ve sadece aşkın kendisine aşık olur.

* * *

Evet, biri tetiği çeker; beyninizdeki aşk enzimlerinin içine sıkıştığı kavanozdan orta yere dökülmesine neden olur.

Eğer, aynı anda siz de onun aşk enzimleri kavanozunu boşaltamazsanız; maalesef artık yaşayacaklarınız tutku, hatta bazı durumlarda kara sevda olacaktır.

Ancak, ben ‘‘aşkın kendisine aşık olmak‘‘ saptaması ile bu durumu anlatmıyorum.

Sizin de onun aşk enzimlerin ortalık yerlere döktüğünüz durumda bile siz yine de aşkın kendisine aşık olursunuz.

Sizi uçuran, belki maşukla eşgüdümlü ama illa tek başına yapacağınız seyahattir.

Aşk sizi kendi benliğinizin içinizde gezdirir.

Hem vezir eder, hem de rezil!

Zaten, vezir oldukça değil, rezil oldukça seyahatiniz derinleşecektir.

‘‘Var Git Leylam Var Git,

Ben Leylam'ı Ararken Mevla'mı Buldum.‘‘

* * *

Aşıklar birbirlerini motive ederler, aşkın cinsel yönünü, ortak sıkıntıları, hatta belki hayatı birlikte paylaşırlar.

Ancak, aşk enzimi diğer enzimleri de harekete geçirirken içimizde yaşananlar sadece tek başına yaşanır.

Aşk kişinin bir başkasının tuttuğu aynadan kendisini seyretmesidir.

Hatta bu kendine tutulan nesneye ayna demektense röntgen cihazı demek daha doğrudur.

Zira, aşk sırasında maşukun elinde tuttuğu nesne sayesinde insan kendi içini daha evvel görmediği şekilde derinden görür.

Üstelik aynadan fiziki ‘‘güzellik‘‘ veya ‘‘çirkinlik‘‘ yansır.

Bir röntgen ile çekilen filmdeki yansımaya ise ‘‘güzel‘‘ veya ‘‘çirkin‘‘ demek mümkün değildir.

Filmden yalnızca çıplak gerçek yansır.

* * *

Aşkın kendisine aşık olanlar bu durumu en fazla dört yıl yaşarlar. En geç dört yıl içinde kavanozdaki aşk enzimleri bitmiştir.

Kavanoz yeniden sımsıkı kapatılır.

Ta ki yeniden dolana -yıllar alır- ve biri bunu tekrar açana kadar!

Siz bu arada maşukla ya dostluk enzimlerini geliştirir ve birbirinize artık aşık olmadan ama birbirinizi severek birlikte yola devam edersiniz, ya yollar ayrılır; ya da hem yollar ayrılmaz, hem de dostluk enzimleri harekete geçmez.

İşte o zaman da azap başlar!

Şaşırırsınız ‘‘yahu ben buna mı aşık olmuştum?‘‘, diye sorgularsınız.

Hayır! Siz ona değil aşkın kendisine aşık oldunuz!

O artık var veya yok.

Ancak, her durumda siz artık başka bir kişisiniz!

Aşkın sonu ne olursa olsun!

Aşk adamı adam eder!

Adam olmayan adam da 21. Yüzyıl'a giremez !


 

 

[Erkeklerin Avantajlari] [Kadinların Avantajlari..] [Kadın Gözüyle Kadınlar] [Kadın gözüyle erkekler] [Kadinlar Üzerine] [Erkek Manifestosu] [Alinmasi Gereken Seminerler] [Türkler Lehine Yabancı Sözleri..] [Türk Toplumu Üzerine] [Bedeli Çanakkale' de...] [Doktorların Kaderi] [Ise Girememenin Garantili Yollari] [Tezat Atasözleri..] [Bir babanin ogluna ögütleri] [Düşünülesi Sözler...] [Birbirimizi Sevebilmek] [PC için Murphy Kanunlari] [Ünlülerin Sözlerinden..] [Nostalji] [Aldatan Kadın] [Neden Aldatır?] [Sevgililer Günü] [Ben hep bana söyleneni yaparım] [Aşık Olmazsanız..] [Duygusuz Yüzyıl] [Aptallığın Faydalar] [Aptallığın Yasaları] [Aşka aşık olmak] [Beyninizle mi sevişiyorsunuz] [Cici kızla yaşanmamış aşk] [Çocuk toplumlar] [Gençler duygularınızla yüzleşin] [Kendini sevmek] [Korkular] [Misafir odalı evde aşk] [Nasıl bir evde büyüdünüz] [Sevişmeyi bilmeyen] [Türk insanı AB’ye ne kadar hazır? ] [Öp Beni Kocaman] [Tarihte Değer yargıları] [Midillinin Gözleri] [Allah'tan Kadinim]