|
| |
|
|
Aptallığın temel yasaları
Cüneyt ÜLSEVER |
|
|
|
İki haftalık
aradan sonra merhaba!
Aşağıda kaynağını verdiğim kitabı bana bir dostum çok önceleri vermişti ama
okumak şimdi nasip oldu.
Bu nefis kitabı okudum ve Orhan Pamuk'un roman kahramanı gibi hayatım
değişti.
* * *
Yazar, kitabında tarihe yön veren basit ama komik bazı olayları irdeliyor.
Ona göre tarih; büyük çapta aptalların yönlendirdiği komik olaylar ile
gelişiyor:
‘‘İnsanın gerçeğe gülmesini kim yasaklayabilir?‘‘ (Horatius: ‘‘Satirae‘‘.)
Dünyada insan var olalı beri aptallık da var, hatta kitabın yazarı ünlü
tarihçiye göre yasaları bile var!
* * *
Carlo M. Cipolla kitabın sonunda yer alan makalesinde ‘‘Aptallığın Temel
Yasaları‘‘nı irdeliyor.
Ona göre, tarih bazı insanların (A), belirli eylemleri sonucunda diğer
insanları (B) etkilemesi ile şekilleniyor.
İnsanlar (A) kendilerine ‘‘fayda‘‘ sağlamak amacı ile eyleme giriyorlar ve
ister istemez başka insanlara (B) da eylemleri sonucunda zarar veriyor veya
onlara da fayda sağlıyorlar.
* * *
Cipolla'ya göre dört çeşit insan var:
Zeki, aptal, saf ve haydut insanlar!
Şöyle ki:
Eylemleri ile: (A-B)
a) Kendilerine zarar verdikleri halde başkalarına fayda sağlayanlar saf
insanlar,
b) Kendilerine fayda sağlayan ama bu arada başkalarına zarar veren haydut
insanlar,
c) Hem kendilerine, hem de başkalarına fayda sağlayanlar zeki insanlar,
d) Kendisine hiçbir yarar sağlamadan hatta bazen zarara uğrayarak
başkalarına illa ki zarar verenler aptal insanlar oluyorlar.
Cipolla'ya göre dünyaya zekilerden çok aptallar yön veriyor.
* * *
Aptallığın temel yasaları ise şöyle:
1) Her zaman ve kaçınılmaz olarak her birimiz çevremizde dolaşan aptalların
sayısını azımsarız.
a) Birisinin geçmişte mantıklı ve zeki sandığı insanların tartışmasız ve
çaresiz bir şekilde aptal oldukları birdenbire ortaya çıkıveriyor.
b) İnsanlar günden güne, sürekli bir tekdüzelikte, inatla aptallığını
sürdüren, en elverişsiz yerlerde ve zamanlarda birdenbire ve beklenmedik
şekilde beliriveren bireyler yüzünden, davranışlarında sıkıntıya
sokuluyorlar ve engelleniyorlar.
Cipolla'ya göre her toplumda eşit ve belirli bir miktarda (% X) aptal var.
* * *
2) Herhangi bir insanın aptal olma özelliği aynı kişinin herhangi bir başka
karakter özelliğinden bağımsızdır.
Cipolla'ya göre; kadın-erkek, siyah-beyaz, şu veya bu dinden, coğrafyadan,
etnik gruptan, milletten, kıtadan, renkten, boydan, postan v.b. bağımsız
olarak her türlü insan topluluğunda şaşmaz bir şekilde aynı oranda (% X)
aptal var.
* * *
3) Aptal olmayanlar her zaman aptalların zarar potansiyelini küçümser.
Özellikle de aptal olmayanlar herhangi bir yerde, herhangi bir durumda,
aptal bireylerle ilişki kurmanın ve/veya onlarla bir araya gelmenin
kaçınılmaz olarak pahalıya mal olan bir yanlışa yol açtığını sürekli
unuturlar.
* * *
4) Aptal insan var olan en tehlikeli insan türüdür.
Zekinin, haydutun, safın nasıl davranacağı az çok tahmin edilip, önden
tedbir alınabilir ama aptalın ne yapacağı katiyen tahmin edilemez. Zira,
aptal hangi olay karşısında nasıl davranacağını kendisi de bilmez.
* * *
5) Aptal, haydutttan daha tehlikelidir.
* * *
Yazara göre, gelişmiş veya geri kalmış ülkelerdeki fark aptal oranında
değil. Her iki tür ülkede de eşit oranda (% X) aptal var.
Aradaki terk fark geri kalmış ülkelerde:
Toplumun aptal üyelerine öbür üyeler tarafından daha etkin olma hakkı
tanınmış olması.
* * *
Söylemiştim; Cipolla kendilerine fayda sağlamak için başkalarına zarar
verenleri haydut olarak niteliyor, ancak onları da ikiye ayırıyor:
Kendilerine az fayda sağlamak için başkalarına çok zarar verenler
aptal-haydutlar oluyorlar.
Kendilerine çok fayda sağlarken başkalarına az zarar verenler ise
zeki-haydutlar oluyorlar.
Yine yazara göre siyasiler her ülkede aptal-haydutların arasından çıkıyor.
* * *
Cipolla'ya göre demokrasi ise her ülkede eşit oranda bulunan ve ne zaman ne
yapacakları belli olmayan aptalların inatla ve sürekli olarak
aptal-haydutları iktidara getirmesi olarak tecelli ediyor.
* * *
Haftaya sözü ben alacağım ve Aptallığın Faydalarını yazacağım.
Carlo M.Cipolla: ‘‘Neşeli Öyküler‘‘. Çeviri: Tülin Altınova. Tarih Vakfı
Yurt Yayınları. 2. Baskı. Sayfa: 72-87.
|
|
|
|