[Yazarlar İndeksi]
[Anasayfa] [Erkeklerin Avantajlari] [Kadinların Avantajlari..] [Kadın Gözüyle Kadınlar] [Kadın gözüyle erkekler] [Kadinlar Üzerine] [Erkek Manifestosu] [Alinmasi Gereken Seminerler] [Türkler Lehine Yabancı Sözleri..] [Türk Toplumu Üzerine] [Doktorların Kaderi] [Ise Girememenin Garantili Yollari] [Tezat Atasözleri..] [Bir babanin ogluna ögütleri] [Düşünülesi Sözler...] [Birbirimizi Sevebilmek] [PC için Murphy Kanunlari] [Ünlülerin Sözlerinden..] [Nostalji] [Aldatan Kadın] [Neden Aldatır?] [Orospu kimdir?] [Sevgililer Günü] [Ben hep bana söyleneni yaparım] [Aşık Olmazsanız..] [Duygusuz Yüzyıl] [Aptallığın Faydalar] [Aptallığın Yasaları] [Aşka aşık olmak] [Beyninizle mi sevişiyorsunuz] [Cici kızla yaşanmamış aşk] [Çocuk toplumlar] [Gençler duygularınızla yüzleşin] [Kendini sevmek] [Korkular] [Misafir odalı evde aşk] [Nasıl bir evde büyüdünüz] [Sevişmeyi bilmeyen] [Türk insanı AB’ye ne kadar hazır? ] [Öp Beni Kocaman] [Tarihte Değer yargıları] [Midillinin Gözleri] [Allah'tan Kadinim]

 

 

sdmenu.gif (328 bytes)   Aptallığın faydaları (1)    Cüneyt ÜLSEVER

 

 

 

Geçen haftadan hatırlayalım:

Carlo M. Cipolla'ya* göre dört çeşit insan var:

Zeki,aptal,saf ve haydut insanlar !

Şöyle ki:

Eylemleri ile:

a) Kendilerine zarar verdikleri halde başkalarına fayda sağlayanlar saf insanlar,

b) Kendilerine fayda sağlayan ama bu arada başkalarına zarar verenler haydut insanlar,

c) Hem kendilerine, hem de başkalarına fayda sağlayanlar zeki insanlar,

d) Kendisine hiçbir yarar sağlamadan hatta bazen zarara uğrayarak başkalarına illa ki zarar verenler aptal insanlar oluyorlar.

* * *

Cipolla'ya göre dünyaya zekilerden çok aptallar yön veriyor.

Aptallığın yasaları ise şöyle:

1) Her zaman ve kaçınılmaz olarak her birimiz çevremizde dolaşan aptalların sayısını azımsarız.

a) Birisinin geçmişte mantıklı ve zeki sandığı insanların tartışmasız ve çaresiz bir şekilde aptal oldukları birdenbire ortaya çıkıveriyor.

b) İnsanlar günden güne, sürekli bir tekdüzelikte, inatla aptallığını sürdüren, en elverişsiz yerlerde ve zamanlarda birdenbire ve beklenmedik şekilde beliriveren bireyler yüzünden, davranışlarında sıkıntıya sokuluyorlar ve engelleniyorlar.

* * *

2) Herhangi bir insanın aptal olma özelliği aynı kişinin herhangi bir başka karakter özelliğinden bağımsızdır.

3) Aptal olmayanlar her zaman aptalların zarar potansiyelini küçümser. Özellikle de aptal olmayanlar herhangi bir yerde, herhangi bir durumda, aptal bireylerle ilişki kurmanın ve/veya onlarla bir araya gelmenin kaçınılmaz olarak pahalıya mal olan bir yanlışa yol açtığını sürekli unuturlar.

4) Aptal insan var olan en tehlikeli insan türüdür.

Zekinin, haydutun, safın nasıl davranacağı az çok tahmin edilip, önden tedbir alınabilinir ama aptalın ne yapacağı katiyen tahmin edilemez. Zira, aptal hangi olay karşısında nasıl davranacağını kendisi de bilmez.

* * *

5) Aptal, hayduttan daha tehlikelidir.

Cipolla kendilerine fayda sağlamak için başkalarına zarar verenleri haydut olarak niteliyor, ancak onları da ikiye ayırıyor:

Kendilerine az fayda sağlamak için başkalarına çok zarar verenler aptal-haydutlar oluyorlar.

Kendilerine çok fayda sağlarken başkalarına az zarar verenler ise zeki-haydutlar oluyorlar.

Yazara göre siyasiler her ülkede aptal-haydutların arasından çıkıyor.

* * *

Cipolla'ya göre demokrasi ise her ülkede eşit oranda bulunan ve ne zaman ne yapacakları belli olmayan aptalların inatla ve sürekli olarak aptal-haydutları iktidara getirmesi olarak tecelli ediyor.

Yazara göre, gelişmiş veya geri kalmış ülkelerdeki fark aptal oranında değil. Her iki tür ülkede de eşit oranda (% X) aptal var.

Aradaki terk fark geri kalmış ülkelerde:

Toplumun aptal üyelerine öbür üyeler tarafından daha etkin olma hakkı tanınmış olması.

Yüksek müsaadelerinizle ben de Cipolla'nın yasalarına bir ufak ilave yapacağım:

6) Eğer geri kalmış ülkelerde (örneğin Türkiye) toplumun aptal üyelerine öbür üyeler tarafından daha etkin olma hakkı tanınmışsa böyle bir ülkede aptal olmak faydalıdır.

* * *

Eğer, zeki insanlar aptal insanlara daha etkin olma hakkı vermişlerse, böyle bir ülkede esas aptallık zeki olmaktır.

Gelecek haftalarda Türkiye'de aptal ve cahil olmanın daha faydalı olacağını savunacağım.

Carlo M. Cipolla: 'Neşeli Öyküler'. Çeviri: Tülin Altınova. Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 2. Baskı. Sayfa:72-87

 

Aptallığın faydaları (2)   

Eğer Carlo M. Cippola'nın dediği gibi:

a) Dünyayı zekilerden çok aptallar yönetiyorsa,

b) Demokrasilerde; her ülkede eşit oranda bulunan ve ne zaman ne yapacakları belli olmayan aptallar (eylemleri ile hem kendisine, hem başkasına zarar verenler) inatla ve ısrarla aptal-haydutları (kendilerine azıcık fayda sağlayabilmek için başkalarına büyük zarar verenler) iktidara getiriyorsa,

c) Azgelişmişliğin (Türkiye) özelliği diğerleri tarafından aptallara daha etkin olma hakkı verilmesi ise;

Ben de diyorum ki!

Yukarıdaki tüm saptamaları iki haftadır yazıp, hep ‘‘çok haklısın!‘‘ diye tepki aldığıma göre;

Zeki insanların aptal insanlara daha etkin olma hakkı verdiği Türkiye'de esas aptallık zeki olmaktır!

* * *

Böyle bir ülkede aynı anda hem kendine, hem de diğerlerine fayda sağlamak (zeki insan olmak) için uğraşmak beyhude bir gayrettir.

Kendilerine zarar verirken başkalarına fayda sağlamak (saf insan olmak) ise bir Türk'e hiç yakışmaz.

O halde ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir aptal olmak T.C. vatandaşlığının temel şartı olmak zorundadır.

Bu ülkede zeki insan olma gayreti her zaman yalnızlığa, hüsrana, mağlup olmaya mahkum olmak demektir.

Ama bu ülkede sağı solu belli olmayan bir aptal olursanız:

* * *

1) Çoğunluğun bir parçası olursunuz,

2) Katiyen hiçbir yerde yadırganmazsınız,

3) Hep haklı çıkarsınız,

4) Devlet büyükleri sizi sever ve kayırırlar,

5) Dolayısıyla kendisine kutsalmış gibi davranacağınız devlet baba da size sahip çıkar; sadece gerektiği kadar döver ama arpanızı bol tutar,

6) Diğer büyükleriniz de sizi sever,

7) Size özenip aptal olmaya uğraşan küçükleriniz ise sizi sayar,

8) Hiç emek sarf etmenize, ter dökmenize gerek kalmaz, üretmenin dayanılmaz yükünü taşımazsınız,

9) Okula mecbur olduğunuz kadar gidersiniz,

10) Hayat boyu kitap okuma ihtiyacınız olmaz,

11) TV'lerin bol reytingli programları size yeter de artar,

12) Kitap, gazete, dergi masrafınız olmaz,

13) Her türlü vurgundan az da olsa payınızı alırsınız,

14) Hak etmediğiniz cukkayı götürürken katiyen yüzünüz kızarmaz,

15) Sınıfta kopya çektiğiniz için böbürlenirsiniz,

16) Dolayısıyla vergi kaçırmayı da hüner addeder, mecbur kalmadan vergi ödemez, kaçırırken yakalanırsanız da çabuk yırtarsınız,

17) Sınıfın en çalışkanına hiç sıkılmadan inek diyebilirsiniz,

18) Dolayısıyla emeği ile kazananlara hiç özenmez; hırsız, dolandırıcı ve hortumculara ‘‘ah ulan ben niye bu kadar becerikli değilim!‘‘, diyerek gıpta duyarsınız,

19) Elektrik, doğal gaz, suya para ödemek zorunda kalmazsınız, bunları hakınız olarak görür ve beleşe elde edecek tekniklerde uzmanlaşırsınız,

20) Öğrendiğiniz teknikler en az sizin kadar aptal olma koşulu ile uygun gördüğünüz mahalle halkına da öğretir, ayrıcalıklı bir aptal olma hakkını elde edersiniz,

21) Evinizi yapacağınız araziye de para ödemeye gerek kalmaz,

22) Görünürde bir adresiniz olması için çok kolay bir memuriyet işi bulursunuz,

23) Maçlarda beleş amigo bileti alırsınız,

24) Ankara'ya gittiğinizde seçtiğiniz haydut-aptal temsilciniz sizi Meclis lokantasında ağırlar,

25) Ayrıca ağırlığınıza göre seçilecek bir ihalede size yardımcı olurlar,

26) Sizin ile aynı aptallık seviyesinde olduğuna kanaat getirdikten sonra ‘‘ne iş olsa yapacak!‘‘ ilkokul 4'ün ortasından terk (ülkede ortalama eğitim 3.5 yıl) çoluk çocuğunuza devlet dairesinde iş bulurlar,

27) İnsanların olmadık yerlerini yalarken katiyen rahatsız edici bir koku duymazsınız.

* * *

Eğer Türkiye'de zeki olmakta ısrarlı iseniz, bu sefer yukarıda saydıklarımın hepsinin tersi olur. Eminim, ben Türkiye gibi bir ülkede aptallığın faydalarını çok eksik saydım.

Sizin ilaveleriniz olursa onları da yayınlarım.

* * *

Haftaya bu kadar çok faydası olan aptallığı nasıl kazanırsınız: ‘‘Nasıl aptal olunur?‘‘

Bu konuyu irdeleyeceğim.
 

Aptallığın faydaları (3)   

Türkiye gibi ülkelerde huzur ve refahı yakalamak, bir arada yaşamanın sırlarını çözmek için Cippola'nın yaptığı tasnif çerçevesinde aptal olmak gerekir.

Aptallığın faydalarını geçen hafta saydım.

İşte bu nimetlerden yararlanmak için aptal olmak gerekiyor.

Şimdi hemen üzülmeyin:

'Eyvah! Ben aptal doğmamışım, ben bu nimetlerden yararlanamayacak mıyım?', diye dertlere düşmeyin.

Zira, aptal doğulmaz.

Aptal olunur!

Üzülmeyin, kader sizi aptal yapmamışsa, isterseniz bu melekeyi sonradan kazanabilirsiniz:

İşte size sonradan aptal olmanın yöntemleri...

1) Aptal çevreden yararlanın:

Biyolojik olarak aptal doğmamışsanız, 3-4 yaşından itibaren etrafınızdaki aptal büyüklerinizi örnek alın ve onları taklit edin.

Örneğin, evde maç seyrederken bol bol küfredin.

Başta diliniz dönmese de sonradan alışırsınız.

Sakın yılmayın!

Devamlı olarak hakemin, rakip takımın (hangi takımı tuttuğunuz önemli değil, ama siz aptal büyüğünüzün tuttuğu takımı tercih edin. Ne olur, ne olmaz!) anasına avradına kendi ananızın gözünün içine baka baka sövün.

Erkek bir veletseniz, olur olmaz yerde, donunuzu sıyırıp millete pipinizi gösterin. Siz millete pipinizi gösterirken aptal büyüğünüz de sizi motive etsin.

'Maşallah oğluma!'

Kız çocuğu iseniz, Televole programlarında seyrettiğiniz üzere, eve gelen misafirlere kalça kıvırın, göbek atın, onlarla bol bol işmarlaşın.

Aptal büyükleriniz, 'bu kızda iş var! ne canlar yakacak bu!', dedirtene kadar göbek atın, türkü çığırın, gerdan bükün.

* * *

2) Türk milli eğitim sistemine tam biat edin:

Daha ilkokula başlar başlamaz, sınıftaki çalışkanları tespit edin ve onlardan uzak durun. Emin değilim ama zeki olmak bulaşıcı olabilir. Aman ha!

Hatta zeki ve çalışkan çocuklar ile bol bol alay edin ki, aptal arkadaşlarınız bu 'ineklere' özenmesin, sizin de icabında aptallığa naçizane bir katkınız olsun.

İmtihanlara çalışarak değil, değişik kopya metotları geliştirerek hazırlanın.

Bol bol kopya çekin. Yakalanmaz ve iyi not alırsanız, arkadaşlarınızın yanında öğretmen ile alay edin. 'Aldattım sünepeyi!', diyerek böbürlenin.

Kopya çekerken yakalanırsanız hemen hüngür hüngür ağlamaya başlayın.

Hem ağlayın, hem öğretmene yağ çekin.

'Ben ettim sen etme yüce insan!', türü laflar söyleyin.

'Bizim evde ders çalışmak mümkün değil. Her gece babam içip içip anamı dövüyor', diyerek yalan söyleyin.

Anne ve babanızı rezil etmeniz katiyen önemli değildir, hocayı kafa kola almak önemlidir.

Merak etmeyin, o sizi affeder, zira o da zamanında kopya çekmiştir.

* * *

3) Askerlik hizmetinden yararlanın:

Eğer erkekseniz, askerlik muazzam bir nimettir. Bu konuda ben fazla bir şey söylemeyeceğim. Sadece 'emir tekrarını' hatmedin, 'araziye uyma' konusunda onbaşının öğütlerini iyi dinleyin diyeceğim.

4) Memurları örnek alın:

Devlet dairesinde çalışmanız şart değil. Bir memur arkadaşınızı izlemek yeterli.

İşe nasıl geç gelinir, işten nasıl erken gidilir; sekiz saat nasıl öldürülür; akşam meyhanede sövdüğün amire gündüz işte nasıl yalakalık yapılır; zavallı vatandaşa nasıl eziyet edilir; hangi sözlerle her an her konuda şikayet edilir; bunları iyi öğrenin.

Yıllık rüşvet tarifesi ve rüşvet alır veya verirken uyulması gereken kurallar her daim ezberinizde olsun.

5) Bakkal, manav ve kasaplardan öğrenecekleriniz:

Önce süpermarketlere ve büyük sermayeye küfretmeyi öğreneceksiniz.

Sonra 'satış teknikleri' adı altında bilinen 'satış hilelerini' öğrenmek gelir.

Eksik tartma, çürük mal kakalama, zorlanmadan fiş kesmeme, ışık oyunları ile malı taze gösterme, zabıta besleme öğreneceğiniz asgari oyunlar olmalıdır.

Sakın kasaba 'vitrindeki kuzuların kıçına neden karanfil sokulur?', diye sormayın. Henüz bu sorunun cevabını bilen kasap doğmamıştır. Belki aynı soruyu çiçekçilere sormak daha doğrudur.

* * *

6) Her fırsatta devleti dolandırın:

Siz Türksünüz, söylememe gerek yok. Yakalanmadıkça ve zor görmedikçe sakın vergi ödemeyin.

Bu konudaki teknikleri ezbere bilmeniz ve her fırsatta pratik yapmanız gerekir.

Ayrıca, fırsat çıktıkça su, elektrik, doğal gaz saatleri ile oynayın. Bunların ayarı ile oynamayı öğrenirseniz mahallede itibarınız artar.

Herkes size 'akıl', pardon 'aptallık' sorar.

Mahalledeki komiser, imam ve bekçi ile iyi geçinin.

Hayatınızda en az bir kez bunların önüne düşeceğinizi unutmayın.

Değişmez kuraldır: Herkes eşit doğar, sonradan aptal olunur!

Aptallığın faydaları (4)   

 

Aptal gözükmek için bazı tüyolar:

Türkiye'de mutlu, huzurlu ve uyumlu yaşayabilmek; devletten az dayak yiyip, bol cukka kapmak için aptal olmak gerektiğini son üç haftadır yazıp duruyorum.

Bu haftaki son yazım.

Benim dört haftalık gayretimden sonra siz hala 'aptallığı beceremiyorsanız', artık benim yapabileceğim bir şey kalmamıştır.

Bu hafta bazı pratik bilgiler vermek istiyorum.

* * *
Bu ülkede 'aptal olmak' veya 'aptala yatmak' ve dolayısı ile aptallığın nimetlerinden faydalanmak istiyorsanız, sadece ve sadece 250 kelimeden oluşan bir dil hazinesi ile konuşacaksınız. Seçtiğiniz 250 kelime üzerine bir 251'inci kelime aklınıza gelse dahi, bu kelimeyi hemen unutacaksınız.

Size kim ne derse desin; siz onlarla şu kalıp cümleler ile diyalog kurun:

* * *

1) Karınıza:

- Valla senden başka gül koklamadım.

- Bodur tavuk her daim tazedir.

- Seni yıllar yıkamadı, ben kimim ki.

- Bunca yıldır evliyiz, hala gözümü senden alamıyorum.

- Evimin direği, evlatlarımın varlık nedeni.

2) Kocanıza:

- Senden başka erkek tanımadım ama senden iyisinin olması mümkün değil. (Şarap tadan Bektaşi'nin mantığını tersten işletiyorsunuz: Malum iki şaraptan sadece birisini içen Bektaşi 'Bundan kötüsü olamaz', diyerek dil değdirmeden diğerini seçer.)

- Parçala beni Behçet, yani şey Hamza !

- Sinirlendiğin zaman ben, çocuklar, hatta komşular mahalle halkı, bekçi ve muhtar kaçacak yer arıyoruz.

- Pasaklı Raziye’ nin sende gözü mü var ne!

- Çocuklara hep seni örnek gösteriyorum. Bakın adam bu yaşında sizin için gece gündüz parçalanıyor diyorum.

- Valla bu akıllara durgunluk veren zeka sana kaynanamdan geçmiş olmalı .

3) Amirinize:

- Hakk-ı aliniz var!

- Aaa! Ben meseleye hiç öyle bakmamıştım.

- Ne öğrendiysem sizden öğrendim.

- Bugün ulaşmış olduğum noktada sizin katkılarınızı unutmam mümkün değil.

- Rahmettulah size 'hıyar!' deyince masaya nasıl vurmuşsam, bardaktaki tüm rakı masaya döküldü.

4) Trafik polisine:

- Valla ağzıma bir damla alkol koymadım. Ağzım ve vücudum burcu burcu rakı kokuyorsa, Rakı Fabrikası'nda çalışıyor olmamdandır.

- Ben mi sürat yapmışım. Valla iftira! Taktı şu radar aleti bana.

- Ehliyet mi, tüh değiştirdiğim pantolonda kalmış.

- Abi, çok veren cepten verir, az veren gönülden. Sen de idare et, anla işte memurun halinden.

- İki gözüm önüme aksın ki ben yanlış sollamadım, o yanlış sağladı.

5) Siyasetçiye:

- Helal olsun sana Yüce İnsan!

- Sayın milletvekilim katiyen rahatsız etmek istemezdim ama bizim oğlan kaza yapınca polis haksız yere tutuklamış... Yok bir türlü vakit bulup da ehliyet alamadıydık. Ancak ne olacak hemen alırız.

- Oğlan ilkokul 3'ten terk ama bir himmet eder de Atom Enerijisi Kurumu'nda açılan uzman kadrosunda işe sokarsanız, valla maşallah bol enerjili Atom Bey ne derse aynen öyle yapar. Sizi rezil etmez.

- Sizden başkasına bir kez oy verdiysem anam, babam olsun. Hatta karıya, oğlana, geline, enişteye, yengeye öyle bir zılgıt attım ki, hepimiz size verdik.

- Benim İstanbul'da en az altı bin Aşağı Payam'lı hemşerim var. Hepsinin oyu benim denetimim altında.

6) Vatandaşa:

- Onlar ne verirse ben beş bin lira fazla vereceğim.

- Kurban olsun size bu bacınız!

- Ne yapalım çok iş yapana çok herze atıyorlar.

- AB'ye girmemiz benim seçilmemden daha önemli.

- İki anahtar, duble yol vereceğim, vergileri kaldıracağım, herkese iş, aş, karı,koca,metres, han, hamam, apartman vereceğim.

- Ne yapalım yapmadı isek, tek başına iktidar yapmadınız ki! İşte ortağımız 'üçün birini verirsin!', diyor.

* * *

Size aptallığı bol bir hayat dilerim benim canımdan çok sevdiğim, uğruna ölesim gelen, varlık nedenim, vel-i nimetim sevgili okurlarım.

Valla tam tamına 47 ülkede okurum oldu ama sizin gibisini asla görmedim!

Emirlerinizi beklerim!

Cüneyt Ülsever

 

 

[Erkeklerin Avantajlari] [Kadinların Avantajlari..] [Kadın Gözüyle Kadınlar] [Kadın gözüyle erkekler] [Kadinlar Üzerine] [Erkek Manifestosu] [Alinmasi Gereken Seminerler] [Türkler Lehine Yabancı Sözleri..] [Türk Toplumu Üzerine] [Doktorların Kaderi] [Ise Girememenin Garantili Yollari] [Tezat Atasözleri..] [Bir babanin ogluna ögütleri] [Düşünülesi Sözler...] [Birbirimizi Sevebilmek] [PC için Murphy Kanunlari] [Ünlülerin Sözlerinden..] [Nostalji] [Aldatan Kadın] [Neden Aldatır?] [Orospu kimdir?] [Sevgililer Günü] [Ben hep bana söyleneni yaparım] [Aşık Olmazsanız..] [Duygusuz Yüzyıl] [Aptallığın Faydalar] [Aptallığın Yasaları] [Aşka aşık olmak] [Beyninizle mi sevişiyorsunuz] [Cici kızla yaşanmamış aşk] [Çocuk toplumlar] [Gençler duygularınızla yüzleşin] [Kendini sevmek] [Korkular] [Misafir odalı evde aşk] [Nasıl bir evde büyüdünüz] [Sevişmeyi bilmeyen] [Türk insanı AB’ye ne kadar hazır? ] [Öp Beni Kocaman] [Tarihte Değer yargıları] [Midillinin Gözleri] [Allah'tan Kadinim]