Resimlerin üzerine
tıklayarak büyütebilirsiniz.

Granada Darro
Nehri'nin iki yakasındaki Albaicin ve Alhambra Tepeleri üzerine
kurulmuş çok güzel bir Endülüs kenti. Ama aşağıdaki resimlerde
göreceğiniz üzere, bizim doğu kökenli vatandaşlarımız oraya kadar
uzanmışlar ve hemen kebapçı dükkanlarını açmışlar...

Granada'nın en önemli özelliği Alhamra Sarayı:
(Al) hamra Arapça "kızıl"
demek. Çünkü güneşin batışı sırasında sarayın duvarları neredeyse kızıla
boyanıyor. Bu arada Alhamra' nın isminin başındaki Al ekinin daha
sonralarında İspanyolca'daki "El" ekine dönüştüğünü söylemek gerekir.
Alhamra Sarayı bizim Topkapı Sarayı'nın bir benzeri. Bezemeleri
Arap
etkisini tümüyle yansıtmakta. Yalnız Topkapı Sarayı'ndaki
gibi eşyalar ve hazine bölümü bulunmadığından soğuk, boş bir yapıyı
andırıyor.

Granada' ya gelip de çingene mahallesi
Sacromonte' deki
nahif Flamenko danslarını görmeden gitmek olmaz. Burası bizim
Kapadokyamız gibi, toprağın içinde oyulmuş bölümlerden oluşuyor. Uzun
dehlizlerin her iki yanına küçük sandalyeler koymuşlar ve Flamenko
dansını en saf haliyle burnunuzun dibinde seyredebiliyorsunuz. Hatta
dans edenlerin piri olan Raimundo isimli şahıs zamanında Göl Gazinosu'nda
Zeki Müren' in kadrosunda yer aldığını söylersem eminim merakınız daha
çok artacaktır. En son fotoğrafta göreceğiniz üzere buraya Michel
Obama'da gelmiş; eh, biz de geri kalmayalım diye resminin resmini çektim, sizlerle
paylaşıyorum.

1-Raimundo,
Rehberimiz Enver Yılmaz ve Vip Turizm Organizatörü Bora
2- Raimundo' nun gençlik resmi
3- Michel Obama' nın hatıra fotoğrafı

Dansözün yaşı geçmiş, göğüsleri hafifçe sarkmaya başlamış, muhtemelen
45'in üzerinde, ama yine de sarkık göğüsleri arasını değerlendirmiş:
gördüğünüz gibi yelpazesini dans arasında oraya yerleştiriyor..

Resimlerin üzerine
tıklayarak büyütebilirsiniz.