Eski Yunanda Kadının Yaratılışı

[Anasayfa]
 

Ansiklopedik Bilgiler İndeksi
Atatürk'ün inanç Dünyası
Atatürk'ün Bilgeliği ve Edebi Yönü
Türkçe Yazım Kuralları
Karlovy Vary
Bedeli Çanakkale de ödenecektir
Rakı ve Arak
Çin Mutfağı
Uzak Doğu Tanrıları
Japon Gelenekleri
Japon Kültürü
Japon Yemekleri
Eski Mısır' da Kedi
Eski Mısır' da Mumyalama
Hermes' in Kehanetleri
Anadolu Medeniyetleri
Dünyanın 7 Harikası
Dünyanın yeni 7 Harikası
Yunan Mitolojisi Fihristi
Oluşum Mitolojisi
Truva Efsanesi ve Savaşı
Mitolojiden günümüze Örümcek
Artemis Kültü
Eski Yunanda Kadın
Eski Yunanda Kadının Yaratılışı
Platon: Devlet
Arşimet ve Pi Sayısı
Mafia
Don Kişot ve Sembolizması
Osmanlı Sultan Anaları
Osmanlı Yöneticileri
Osmanlıda Harem
Osmanlı' dan oluşan Ülkeler
Bizans'tan Bize Miras
Sadaka Taşı
Türk Batıl İnançları
Şamanizm etkileri
Süryaniler
Barnabas İncili Üzerine
Barnabas İncili Tam Metni
Özgürlük Heykeli
Murphy Yasaları
Murphy Benzeri yasalar
Lüzumsuz Bilgiler
Lüzumsuz Bilgilerin Cevapları
Lüzumlu ? Cinsel Bilgiler

 

sdmenu.gif (328 bytes)  Yunan Mitolojisinde Kadının Yaratılışı

 
 

 

Mitolojide ölümlüler ( yani insanlar) ve ölümsüzler ( yani tanrılar) bir arada yaşamaktaymış. Ancak insanlar o dönemde sadece erkeklerden oluşmakta imiş. Tanrılarla o denli laubali olup, sınırsız olmuşlar ki Zeus bu şımarık, ters, ahlaksız , kaba , kendini akıllı ve güçlü sanan aptallar ordusuna, kendilerini hale yola soksun ve incelsinler diye az çok vücutça kendilerine benzeyen ama aslında kendilerinden çok farklı, bir varlık göndermiş: "kadınlar".

Zeus sanatkar bir tanrı olan ve dahice eşyalar yapan bir tanrı olan oğlu Hephaistos 'a bu işi havale etti. O da toprak ve suyu çamur haline getirerek, kadın şeklini oluşturdu. Kalbine başkalarına uzaktan hoş, parıltılı, göz alıcı, büyüleyici romantik; yakınına gidince ise "dışı seni, içi beni yakar" türünden kor halinde ateş yerleştirmiş. Tüm tanrı ve periler ona o kadar çok özellik, güzellik ve hediyeler vermişler ki adı Pandora ( tümüyle armağan) olmuş. Afrodit ona vücut modelini ve güzelliklerini , Athena ince ve süslü elbiseler ve bunları giyme hevesini, Hermes ise onun kalbine ihanet, kıskançlık ve aldatıcılık tohumlarını atmış. Zeus ise onu insanlar arasına göndermeden önce bir kutu vererek, bu kutuyu kendisi izin vermeden açmamasını söylemiş. O yeryüzüne gönderilirken ,ateşi dolayısı ile aklı tanrılardan çalarak, insanlara kazandıran Prometheus' un kardeşine yollanmış. Bu sırada Prometheus kardeşini uyararak, Zeus'un göndereceği hediyeyi almamasını, aksi takdirde bu varlıklara uygun davranılmadığında, yeryüzünde bu varlıkların intiharlar, katliamlar ve savaşlara yol açacağını söylemiş. Ama Prometheus' un kardeşi gördüğü güzellik karşısında her şeyi unutarak, onu erkeklerin dünyasına götürmüş.

Bu güzellik abidesi de yeryüzüne indiğinde içindeki merakını yenememiş. Açılması yasak olan kutuyu açıvermiş. Kutu açılır açılmaz içinden acı, şehvet, yalan, ihanet vb. her türden dert bir anda tüm dünyaya dağılıvermiş. Bu sırada olayın korkunç şokundan kurtulabilen Pandora hemen kutunun kapağını kapatabilmiş , ancak kutunun içinde sadece ümit hissi kalabilmiş.

Güzellikler, kişiler kendi sınırlarını bilip; sevgi, karşılıklı hissedilerek olgunluk ve güven ile süslenirse , ayakları yere basar , gerçeklerle bağdaşırsa anlam kazanır. Ancak bu güzelliklerin ardında başka olumlu özellikler ve iç güzelliğin varlığına bakmadan dışsal görünümün büyüsüne kapılmak kişinin kendi ve çevresi için sorunlara yol açabilir. Nice beraberlik ve evlilikler kişilerin birbirlerini gerçek anlamda tanımadan ya da birbirlerine gerçek yüzlerini göstermemeleri, maskeler taşımaları nedeni ile çökmektedir. Kişiler gerçek yüzler ortaya çıktığında aldatıldıklarını ve kullanıldıklarını düşünerek depresyonlara, intiharlara, cinayetlere, evlilik dışı ilişkilere ya da alkolizme yönelebilmektedirler. Önemli olan dış güzelliğe aldanmayıp, içte durmakta olan umudu, sevecenliği, manevi güzellikleri yakalayıp tadına varabilmektir.  

AFRODİT, APOLLO VE DİĞERLERİ

Eski Yunanlılar her şeyin bir tanrısı olduğuna inanırlardı. Tanrıların da birçok yardımcısı vardı. Hepsinin üstünde de altısı erkek altısı kadın 12 büyük tanrı.

bullet

Baş tanrı Zeus

bullet

ana tanrıça Hera,

bullet

güzel sanatlar tanrısı Apollo,

bullet

savaş tanrısı Ares,

bullet

sanayi tanrısı Hephaistos,

bullet

tanrıların habercisi, güzel sözlerle kandırmasını bilen Hermes,

bullet

deniz tanrısı Poseidon.

bullet

zeka tanrıçası Athena,

bullet

aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit,

bullet

avcılar ve iffet tanrıçası Artemis,

bullet

toprak tanrıçası Demeter,

bullet

aile tanrıçası Hestia, en büyükleriydi.

Ayrıca karanlık yeraltı dünyasının ve cehennemlerin tanrısı Hades ve sonradan Olympus’a alınan şarap tanrısı Dionysos da vardı. 

ZEUS’UN DEDESİYLE NENESİ

                                                                                             
Eski Yunanlılar yeri, göğü, suları, insana benzeyen ancak olağanüstü olan birer tanrı olarak gördü. Dünyanın ilk oluşumuna büyük karmaşa anlamına gelen “Khaos-Kaos” dediler.İnanışlarına göre tanrılar işte bu karmaşık toprağa düzen getirdi. Kargaşadan ilk çıkan Toprak Ana Gaia oldu ve dünyaya birçok tanrı ve tanrıça getirdi.                     

Gaia ölümsüzlerin yeri olan yıldızlarla bezeli göğü yani Uranus’u, denizi yani Pontus’u yarattı. Böylece Evren oluştu Sonra Toprak Ana Gaia’yla Gök Uranus’u evlendi. Önce 6 erkek 6 dişi 12 Titan yarattılar. Ama korkan Uranus çocuklarını yerin derinliklerine atmaya başlayınca Gaia çok kızdı. Ona oğullarından Kronus yardım etti. Onun hükümdarlığı döneminde de yaratılış sürdü. Titanların çocukları oldu. Kader, Ölüm, Uyku, Düş, Akıl, Hikmet, Alay, Acı ve Şikayet, Öç, Hile, Kızgınlık, Nifak, Izdırap, Fenalık, Açlık, Cinayet, Şüphe, Zulüm, Ant, İğrenç, İhtiyarlık, Servet, Güneş, Ay, Şafak doğdular. Sonra Kronos rhea ile evlendi 12 tanrı doğdu.

TANRILAR ARASINDA BABA OĞUL KAVGASI

Kronos’la Rhea’nın evliliklerinden Hestia, Demeter, Hera adlarında üç kızla Hades, Poseidon ve Zeus adlı üç erkek çocuk dünyaya geldi. Babasına yaptıklarını unutmayan Kronos oğullarından korkup onları yutarak karnında aklamaya başladı. Rhea ise Kronos’a yutması için kundağa sarılıp kocaman bir taş verip Zeus’u kurtardı. Girit’teki da dağında saklandı. Keçi sütü emerek büyüyen Zeus olgunluk çağına gelince babasını gökten kovup dünyanın dibine attı. Zeus, kızkardeşi Hera’yla evlendi. Çocukları, kardeşleri ve diğer tanrılarla birlikte Olimpus dağına yerleşip saltanat sürmeye başladı. Karşısına titanlar çıkınca büyük bir savaş patlak verdi. Savaşın gürültüsünden gökler  yerler denizler sarsıldı. Tartaros yani Cehennem bile o yaygaraya çalkalandı. Ama sonunda Zeus’un silahı yıldırımlara hiçbir şey dayanamadı. Yerler yarıldı. Dağlar eridi ve titanlar yenilerek cehenneme atıldı. İşte bu savaşta yüksek dağları, derin uçurumlarıyla karma karışık Yunan yarımadası doğdu.

Bundan sonra kainat düzen buldu....

   

 

 

 

www.ahmetgirgin.net