Rakı ve Arak

[Anasayfa]
 

Ansiklopedik Bilgiler İndeksi
Atatürk'ün inanç Dünyası
Atatürk'ün Bilgeliği ve Edebi Yönü
Türkçe Yazım Kuralları
Karlovy Vary
Bedeli Çanakkale de ödenecektir
Rakı ve Arak
Çin Mutfağı
Uzak Doğu Tanrıları
Japon Gelenekleri
Japon Kültürü
Japon Yemekleri
Eski Mısır' da Kedi
Eski Mısır' da Mumyalama
Hermes' in Kehanetleri
Anadolu Medeniyetleri
Dünyanın 7 Harikası
Dünyanın yeni 7 Harikası
Yunan Mitolojisi Fihristi
Oluşum Mitolojisi
Truva Efsanesi ve Savaşı
Mitolojiden günümüze Örümcek
Artemis Kültü
Eski Yunanda Kadın
Eski Yunanda Kadının Yaratılışı
Platon: Devlet
Arşimet ve Pi Sayısı
Mafia
Don Kişot ve Sembolizması
Osmanlı Sultan Anaları
Osmanlı Yöneticileri
Osmanlıda Harem
Osmanlı' dan oluşan Ülkeler
Bizans'tan Bize Miras
Sadaka Taşı
Türk Batıl İnançları
Şamanizm etkileri
Süryaniler
Barnabas İncili Üzerine
Barnabas İncili Tam Metni
Özgürlük Heykeli
Murphy Yasaları
Murphy Benzeri yasalar
Lüzumsuz Bilgiler
Lüzumsuz Bilgilerin Cevapları
Lüzumlu ? Cinsel Bilgiler

 

sdmenu.gif (328 bytes)  Rakı / Arak  

 
 
bullet Türk’ nün Rakı’sı
bullet Lübnanlı’ın Arak’ı
bulletMısırlı' nın Zibib' i
bullet Yunan’ın Uzo’su
bullet Fransızların Pastice’si
bullet Endonezyalıların Arak’ı

Yukarıdaki içkilerin özelliği hemen hemen aynıdır ve yüksek alkollü, damıtılmış içkilerdir.

Rakı ve Arak kelimesi hakkında çok muallak bilgiler mevcuttur : Kökeni, tadı, hatta söylenişi çok değişkendir.

Rakının kökeni de Arak kelimesidir. Arak ise Arapçadan gelmektedir ve saydam, şekersiz, distile bir alkol türüdür. Arapçada arak « ter » veya « sert meyve suyu » anlamına gelmektedir.

Arak’ı, meyve, şeker kamışı, hindistan cevizi suyundan yapılmış, Rom ve viski gibi kehribar renginde olan  « Arrak » ile karıştırmamak gerekir. « Arrak » Hindistan ve Sri Lanka kökenlidir ve günümüzde de Güney, Güney-Doğu Asyada üretilir.

Arak’ ın, Ortadoğudaki musevi ve hristiyan azınlıklar tarafından geliştirilmiş olduğu tahmin edilmektedir. İslamın ilk zamanlarında Cabir İbn Hayyam adındaki bir simyacı imbik’i icad ederek, alkolun damıtılmasını kolaylaştırmıştır. Fakat islam dini alkol kullanımını yasakladığı için müslümanlar bu buluşu, parfümleri damıtmak ve « khol » üretimi için  kullanmışlardır.

Araplar kolün üretim sanatını önce İspanya’ya taşıdılar, sonrada tüm Avrupaya yaydılar. Bu olay, hristiyan topraklarında imbikle alkol üretimine yol açtı ve ismi de arapça « al-khol » =alkol den aldı.

Demek ki, alşimist (simyager), imbik ve alkol kelimelerinin kökeni arapçadır.

Daha sonra, damıtılma işlemini Çinliler Endenozya’ ya taşıdılar. Bizim rakımızın üzümden üzerilmesine karşılık, Bali’de köylüler Arak’ı geleneksel olarak pirinç ve  hindistan cevizi özsuyundan üretirler. Tabii, Arak büyük şirketler tarafından da üretilmektedir. Tüm damıtılmış alkollerde olduğu gibi, kalitesi değişkendir. 

Bali’de turistler en popüler iki karışımdan tadarlar.

bullet Arak Attack (Arak ve portakal suyu)
bullet Arak Madu (Arak su bal ve bir dilim limon)

Endenozyalı yerliler aynı isim altında başka bir içki olduğundan bile habersizdiler. Arak’ı horoz dövüşleri ve bazı seromoniler esnasında içerler. Bu uğurda kullanılan Arak’ın kalitesi  çok düşüktür. İyi kalite Arak ticaret dünyası için ayrılmıştır.

Arak Ayini

Geleneksel olarak Arak bir tapan (muz ağacı gövdesinden yapılmış kepçe)  içine dökülür. Papaz veya yardımcısı tapanı sol elle kavrar, sağ elinin parmaklarının tuttuğu bir çiçek yardımıyla tapanın içindeki Arak’ı yukarıdaki tanrılarına doğru serper. Bu jestin adı “Ngayabang”dır. Daha sonra rahip  tapanı sağ eline geçirir ve sonra Arak’ı toprağa döker. Böylece kutsal içki önce Tanrılara, sonra toprak altındaki daha basit varlıklara/ruhlara gönderilmiş olur. Bu hareketin adı da “Matabuh”dur.

Arak aynı zamanda  Pirinç İlahesi Dewi Sri adına toprağa da serbestçe serpilir.

Sonuç olarak Arak hiç bir zaman bir yarışma kazanabilecek bir içki değildir. Fakat Bali kültürünün parçasıdır ve aynı zamanda bir çok turistin macera gibi bu ayini yaşamasını sağlar.

Arak –rakı gibi-  çok kuvvetli bir alkoldür!

Ölçülü için!

Patrick Monsarrat’nın “L’ARAK, CET INCONNU...” isimli yazısı temel alınarak derlenmiştir.

Derleyen:
Dr. Ahmet GİRGİN

 

 

 

 

www.ahmetgirgin.net