Mafia

[Anasayfa]
 

Ansiklopedik Bilgiler İndeksi
Atatürk'ün inanç Dünyası
Atatürk'ün Bilgeliği ve Edebi Yönü
Türkçe Yazım Kuralları
Karlovy Vary
Bedeli Çanakkale de ödenecektir
Rakı ve Arak
Çin Mutfağı
Uzak Doğu Tanrıları
Japon Gelenekleri
Japon Kültürü
Japon Yemekleri
Eski Mısır' da Kedi
Eski Mısır' da Mumyalama
Hermes' in Kehanetleri
Anadolu Medeniyetleri
Dünyanın 7 Harikası
Dünyanın yeni 7 Harikası
Yunan Mitolojisi Fihristi
Oluşum Mitolojisi
Truva Efsanesi ve Savaşı
Mitolojiden günümüze Örümcek
Artemis Kültü
Eski Yunanda Kadın
Eski Yunanda Kadının Yaratılışı
Platon: Devlet
Arşimet ve Pi Sayısı
Mafia
Don Kişot ve Sembolizması
Osmanlı Sultan Anaları
Osmanlı Yöneticileri
Osmanlıda Harem
Osmanlı' dan oluşan Ülkeler
Bizans'tan Bize Miras
Sadaka Taşı
Türk Batıl İnançları
Şamanizm etkileri
Süryaniler
Barnabas İncili Üzerine
Barnabas İncili Tam Metni
Özgürlük Heykeli
Murphy Yasaları
Murphy Benzeri yasalar
Lüzumsuz Bilgiler
Lüzumsuz Bilgilerin Cevapları
Lüzumlu ? Cinsel Bilgiler

 

sdmenu.gif (328 bytes)  MAFİA

 
 

 

Mafia kelimesinin kökeni için genelde 3 açıklamadan bahsedilir:

  1. Arapça mu’afah : “zayıfların cesaretle korunması” demektir. (Mû = cesaret, afât = korunma)

  2. Toscana bölgesinde maffia : yoksulluk anlamına gelir.

  3. 1800’de Sicilya’ya gelen Napoli kralı Ferdinand  IV, Fransızların adayı muhtemel işgal planlarına karşı, paralel bir polis teşkilatı kurar. Bu teşkilata 1282’nin savaş narasının 5 Baş Harfini verir. (Morta, Alla, Francia, Italia, Anela) ( Fransa’ya ölüm / Bu İtalya’nın çığlığı). Teşkilatın bir ismi de “Onorata Societa” yani “Saygıdeğer Şirket” tir.

Mafia’ nın oluşumundaki ilk neden, muhtemelen 1282’de Sicilya’da Fransızlar tarafından yapılan katliamdır:

Sicilya’da Akşam Duası Katliamı
1282, Palermo, Sicilya

Romalılar Sicilya’yı işgal ettiğinden ve muhtemelen daha da öncelerinden beri, Sicilyalılar Akdeniz kontrolü kimin elindeyse, onun paspası olmaktan bıkmıştı. 1266’da Anjou’lu Charles Sicilya krallığına getirildiğinde de, 1282’de Fransız monarşisi Sicilya’yı kontrolü altına aldığında da durum buydu.

Büyük bir ihtimalle Charles adanın bir deniz üssü olmaktan ve vergi getirmekten başka bir yararı olmadığını anlamıştı. Sicilyalılar ise, büyük Avrupa devletleri tarafından kendi çıkar ve ihtiyaçları gözetilmeden yapılan anlaşmalardan rahatsızdı.

Sicilyalılar için en can sıkıcı durum, Fransız monarşisinin paraya ihtiyacı için Sicilya gibi yerleri para makinesi gibi görmesiydi. Ayrıca vergi toplamak ve düzeni sağlamak için adaya gelen çoğu Parisli Fransız yöneticiler, Sicilyalıları yıkanmayan, pis köylüler olarak görüyorlardı. Sicilyalıların yıkanmayan köylüler olduğu doğruydu, ama asıl sorun Fransızların ada halkını aşağılamasıydı. Bununla birlikte, halk oldukça sakindi. Ufak tefek bir sürü olay oluyor, anlaşmazlıklar artıyordu, ama 30 Mart 1282’ye kadar önemli bir şey meydana gelmedi. Bir gün önce bir grup Fransız askeri Santo Spiro (Kutsal Ruh) kilisesini basmış ve vergi borcu olan bazı kaçakları yakalamıştı. Bu, açıkça ötekilere karşı gözdağı vermek için yapılmış bir ibret gösterisiydi. Kilisede otururken kelepçelenip götürülen adamların oluşturduğu manzara sadece mırıldanmalara neden oldu, ama kimse direnmedi.

Ve o Paskalyadan sonraki pazartesi yani 30 Mart 1282 günü işler birden karıştı:

Bir grup Sicilyalı akşam duası için kilisede toplanmıştı... Yetkililer böyle büyük bir kalabalıktan rahatsız olmuştu. Bunun sadece dinsel bir kutlama olduğundan ve Sicilyalıların silahlı olmadığından emin olmak için iki yüz Fransız askeri gönderildi. Sicilyalılar üzerlerinin aranmalarına ses çıkarmadı. Silahsızlardı. Ama Fransızların tacizci yaklaşımı Sicilyalıların gururuna dokunmuştu. Fransız askerlerden biri “silah aramak için” elini yeni evli bir kadının bluzunun altına sokunca, kocası öfkelendi. “Fransızlara ölüm” diye bağırıp, Fransız’ın kılıcını birden çekerek üzerine yürüdü. Bu hareket kalabalığı ayaklandırdı. Hiç biri silahları olmamalarına rağmen, tüm Fransız askerlerini öldürmeyi başardılar. Kayıtlara göre Sicilyalılar da iki yüz kayıp verdiler.

Sonraki günlerde tüm ada halkı ayaklandı. Binlerce Fransız ve onlarla işbirliği yapan, ya da Fransızlarla evlenenler öldürüldü.

Bu olayların üzerine Charles, Sicilya’ ya iki birlik daha gönderdi. Yeni birlikler ayaklanmayı kanlı bir şekilde bastırıp Sicilya’yı geri aldılar. Bundan sonra, isyan ve direniş adada bir yaşam tarzını aldı. Halk adadaki yönetime alternatif olarak adı bugün ‘Cosa Nostra’ olarak bilinen bir kültürel doku oluşturdu; Cosa Nostra : “Bizim özvarlığımız, kültürümüz” anlamına gelir.

Böylece, Fransızların tutumu sadece isyana neden olmadı, aynı zamanda Amerika’nın ilk organize suç mekanizmasının temelleri atıldı. Bagajlarda bulunan cesetlerin, ayağından betona gömülmüş, dizlerinden vurulmuş insanların okuduğu beddualar hep dinsel bir kutlamada sorun çıkmasını engelleme işgüzarlığında bulunan Fransız yöneticileri yüzünden başlamıştı...

Mafia 3 Bölgede faaliyet gösterir:

bullet

Kalabr (N’dranghetta),

bullet

Napoli (Camorra)

bullet

USA (Cosa Nostra)

Ve Tarım, Emlak, Oyun ve Kumar, Yasak iddia oyunları, kaçakçılık, silah satışı, uyuşturucu, taklit ve sahtecilik, hırsızlıktan para kazanır..
 

Hayatın Parçası

Sicilya’da mafya hiçbir şekilde kendini göstermiyor, yıllardır varlığını değişime uğratarak sürdürüyor. Mafyanın Sicilya’nın kaderi olduğunu bazen yetkili ağızlar bile kabullenmek zorunda kalıyor. İtalya’nın tanınmış televizyoncularından Maurizio Castanzo’nun Kanal 5’deki programına konuk olan Başbakan Silvio Berlusconi “Büyük işler yapmak zor bu memlekette, yeşiller var, çevreciler var” diye anlatırken Castanzo “Bir de mafya var” diye eklediğinde Başbakan olduğunu unutup sıradan bir İtalyan gibi “ Evet, ama nispeten daha az” diye onaylamıştı.

Adada bir çok esnaf, sessiz sedasız “pizzo” adı verilen haracını ödüyor. Haraç, mafyanın geleneksel değeri, bir nevi raconu. Ödemeyenlerin başına ne geldiğini ise Siracusa’dan bir örnek çok iyi anlatıyor. Ulysess adlı bir İrlanda Pub’ı işleten Bruno Piazzase’ haraca itiraz etmişti: barı bombalandı.

Piazzase Ulysess’i açık tutmakta direndi: dört kez havaya uçurulan Ulysess şimdi sık sık yabancı gazeteciler tarafından ziyaret edilen ve ünlü James Joyce ile yarışan bir nevi müze! Barın önünde bekleyen polis arabası da protesto pankartlarındaki gibi bir simge: “Mafya öldürür, ama susmak da öldürür...”

Peki mafya nerede?

Sicilyalılar bu soruya gülümseyerek Catania’dan Palermo’ya doğru giden yolu gösteriyorlar. Yoldaki gereksiz büyüklükteki virajlar, viyadükler, lüzumsuz yere koca koca dağları delen uzun tüneller yolsuzluk ekonomisi içinde mafyayı gösteriyor. Çok tanıdık gelebilecek hikayeler de var: işleri halleden tanıdıklar, yıllardır bitmeyen, ağır ağır giden ve tamamlanamayan işler, kaçak yapılar...

Sicilya’da mafya arayanlara en iyi yanıtı da yaşlı Sicilyalılar veriyor:

“Ma, che mafia”, “Ne mafyası be”...

Baba filminin çevrildiği Corleone de, sakin, sessiz bir kasaba... Orada da mafyayı sorduğunuzda size şu cevabı veriyorlar:

“Mafya yerin altında;  o nedenle yerin üstünde bir şey göremezsiniz...”

( Son Bölüm: Mine Türkili' nin Sabah Gazetesinde yayınlanan makalesinden alınmıştır.)

Derleyen
Dr. Ahmet GİRGİN 

 

 

 

 

 

 

www.ahmetgirgin.net