Türkçe Yazım Kuralları

[Anasayfa]
 

Ansiklopedik Bilgiler İndeksi
Atatürk'ün inanç Dünyası
Atatürk'ün Bilgeliği ve Edebi Yönü
Türkçe Yazım Kuralları
Karlovy Vary
Bedeli Çanakkale de ödenecektir
Rakı ve Arak
Çin Mutfağı
Uzak Doğu Tanrıları
Japon Gelenekleri
Japon Kültürü
Japon Yemekleri
Eski Mısır' da Kedi
Eski Mısır' da Mumyalama
Hermes' in Kehanetleri
Anadolu Medeniyetleri
Dünyanın 7 Harikası
Dünyanın yeni 7 Harikası
Yunan Mitolojisi Fihristi
Oluşum Mitolojisi
Truva Efsanesi ve Savaşı
Mitolojiden günümüze Örümcek
Artemis Kültü
Eski Yunanda Kadın
Eski Yunanda Kadının Yaratılışı
Platon: Devlet
Arşimet ve Pi Sayısı
Mafia
Don Kişot ve Sembolizması
Osmanlı Sultan Anaları
Osmanlı Yöneticileri
Osmanlıda Harem
Osmanlı' dan oluşan Ülkeler
Bizans'tan Bize Miras
Sadaka Taşı
Türk Batıl İnançları
Şamanizm etkileri
Süryaniler
Barnabas İncili Üzerine
Barnabas İncili Tam Metni
Özgürlük Heykeli
Murphy Yasaları
Murphy Benzeri yasalar
Lüzumsuz Bilgiler
Lüzumsuz Bilgilerin Cevapları
Lüzumlu ? Cinsel Bilgiler

 

sdmenu.gif (328 bytes)   TÜRKÇE YAZIM KURALLARI

 
 

Saygıdeğer dostlar,

Affınıza sığınarak, dilimizdeki bazı yazım kurallarını hatırlatmak istiyorum.

Son yıllarda gazete, dergi ve görsel medyada, bilhassa bağlaçların yanlış kullanıldığı görülüyor. İnternet teknolojileri ve cep telefonlarının dünyası içinde kaybolan gençlerimiz zaten böyle şeylere hiç aldırmıyorlar.

Lütfen, bu tür yanlışlıkları yapan dostlarımızı, gençleri uyaralım, onlara doğrusunu öğretelim. Türkçe’mizi daha bilinçli, kurallarına uygun şekilde kullanalım, koruyalım, geliştirelim.

Bu bilgiler Türk Dil Kurumu'nun internet sitesinden alınmıştır. Sadece en çok rastladığım hatalara değindim. Tüm yazım kurallarına ulaşmak için adres:

http://www.tdk.gov.tr/ındex.php?option=com_content&view=category&ıd=50

*** 

BULUNMA DURUMU EKLERİ: -DA, -DE, -TA, -TE yazılışları:

Bulunma durumu eki, getirildiği kelimeye bitişik yazılır:

Operada cinayet, yolda kalmak, ayakta durmak, bir işte çalışmak

Yurtta sulh, cihanda sulh.

Gemide, okulda, sinemada, trende, fabrikada, çiftlikte ...

Eğer bu ek özel bir ismin sonuna getiriliyorsa ve bulunma durumu ifade ediyorsa kesme (') işareti ile ayrılır:

- Kitap nerde ?

- Nazan'da ...

Onunla Bursa'da tanıştım.

 

"DA" VE "DE" BAĞLAÇLARININ YAZILIŞI:

Cümleye yineleme, "dahi" gibi anlamlar veren "da, de" ayrı yazılır ve kendinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak büyük ünlü uyumuna uyar.

Kızı da geldi, gelini de ...

Bir sorun yok; bu raporu Nazan da onayladı.

(Karşılaştırın: Rapor kimde ? Nazan'da ... )

Güç de olsa, işi bitirdik.

Sen de mi kardeşim ?

Karşılaştırın:

Kitap sende mi ?

Sen de mi bu kitabı okudun ?

Ayrı yazılan da de bağlaçları hiçbir zaman ta te biçiminde  yazılmaz.

Doğru: Gidip de dönmemek var, dönüp de bulmamak var.

Yanlış: Gidip te dönmemek var, dönüpte bulmamak var.
 

"Ya" sözü ile birlikte kullanılan da bağlacı ayrı yazılır.

- Ya teklifimi kabul et ya da çek git !
 

AİTLİK BELİRTEN "Kİ" EKİNİN YAZILIŞI:

Bir aitlik durumu belirten "ki" eki, kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır:

Evdeki çocuk

Radyodaki program

Güvertedeki genç kız ... gibi

Eğer bu ki eki özel bir ismin sonuna getiriliyorsa, durum belirten da ve de ekleri kesme (') işareti ile ayrılır ve ki eki buna bitiştirilir.

Canan'daki kitap Anadolu uygarlıkları hakkında.

Şebnem'deki düşünceler çok şaşırtıcı.

İstanbul'daki tarihi çeşmeler bir bir yok oluyor.

 

BAĞLAÇ OLAN Kİ NİN YAZILIŞI:

Cümlede bağlaç olarak kullanılan ki ayrı yazılır.

Bilmem ki ..

Ne desem ki ..

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.

Canan ki kendisi bencilliği ile tanınmıştır ...

 

Artık kalıplaşmış hale gelen bazı kelimelerde bitişik yazılır:

belki, çünkü, halbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki gibi ...

 

Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki eki de ayrı yazılır.

- Nereye gidiyorsun ? Ders bitti mi ki ?

- Seni öyle göreceğim geldi ki ..

 

SORU EKLERİ Mİ, mi, MÜ, MÜ yazılışları:

Soru ekleri ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar.

Hiç limon kaldı mı ?

Sen de mi Brütüs ?

Böyle şey olur mu ?

Yüzü hiç güldü mü ?

 

Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır.

Gelecek misin ? Okuyor muyuz ? Çocuk muyum ben ! Gelecek miydi ?

Güler misin, ağlar mısın ?

Bu işi yapacak mıyız, yapmayacak mıyız ?

 

Bu ekler abartı, övme, durum belirtme gibi farklı görevlerle kullanıldığı zaman da ayrı yazılır.

- Kızı bir görsen ... güzel mi güzel !

- Buralarda yağmur bir yağdı mı etrafı sel götürür.

 

Birleşik fiillerde mi soru eki iki kelimenin arasında yazılabilir.

Ne o, vaz mı geçtin ?

 

Bağlaç olan "da de" ekleri ile, soru ekleri birlikte kullanılacağı zaman ikisi de ayrı yazılır.

Turgay da mı böyle düşünüyor ?

Gördün mü ki adamı suçluyorsun ?

 

NOKTALAMA İŞARETLERİ

NOKTA (.)

1) Cümle sonlarına konulur:

Türk Dil Kurumu 1932 yılında kurulmuştur.

 

2) Kelimenin bir kısmını içeren kısaltmaların sonuna konulur:

Alb. (Albay), Dr. (Doktor), Prof. (Profesör), Çad. (Cadde), S. (Sayfa), Vb. (Ve benzerleri), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça)

 

3) Sayılardan sonra sıra bildirmek için konulur:

 5. (Beşinci), II. Mehmet (İkinci), XİV. Louis (On dördüncü),

 2. Cadde, 4. Levent

 

4) Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan sonra, sadece sonuncu rakamdan sonra nokta konulur.

3, 4, ve 7. maddeler

XII-XIV. yüzyıllar arasında

 

5. Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konulur.

 3. Osmanlı imparatorluğunda gündelik yaşam

 II. Adaylarda aranan nitelikler :

 C. Kuşlar ve sürüngenler arasındaki ortak özellikler

 

6. Tarihlerin yazılısında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konulur.

29.5.1453

 

Uyarı: Tarihlerde ay isimleri yazıyla belirtildiğinde, ay isminden önce veya sonra nokta kullanılmaz.

29 Mayıs 1453

23 Nisan 1975

 

7. Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konulur.

Tren 09.15'de kalkacak. Toplantı tam 13.00'de başladı.

 

8. Kitap ve dergi künyelerinin sonuna konulur. Yazar, yayınevi, isim vs bilgileri virgül (,) ile ayrıldıktan sonra künyenin sonuna nokta eklenir.

Agah Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme Ve Sadeleşme Evreleri, TDK yayınları, Ankara, 1960.

 

9. Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar, sondan sayılmak üzere, üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konulur.

 43.765

 326.197

 8.621.405

 

10. İnternet ağ adreslerinde kullanılır.

http://www.tdk.gov.tr/

 

11. Matematikte çarpma işareti yerine kullanılır. 

4.5 = 20, 12.6 = 72

VİRGÜL (,)

1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konulur.

Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sıcak, aydınlık, sevimli odanın havasında erir gibi oldum.  (Halide Edip Adıvar)

Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller ... (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Zavallı çocuk ağlayarak, anlamsız sesler çıkararak, el kol işaretleri yaparak derdini anlatmaya çalışıyordu.

Köyümüzde kim çaresiz kalırsa, bir derdi olursa, başı darlanırsa bizim Halil hemen yardımına koşar.

Masanın üstü bir sürü ıvır zıvırla doluydu: resimler, çiviler, kerpeten, çocuk oyuncakları, çakmaklar, bardaklar, kul tablaları, biblolar ...

 

2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konulur.

Umduk, bekledik, düşündük. (Y.Kadri Karaosmanoğlu)

Genç kız saçlarını taradı, sevgilisinden gelen mektuba şöyle bir göz attı, üstünü başını toparladı, son aldığı şapkayı kafasına geçirdi, sokağa çıktı.

 

3. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konulur.

Saniye hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya hazırlanan bir genç kadın gibi koltuğundan fırlamış  ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti.

 

4. Cümle içindeki ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin ve ara cümlelerin başına konulur. (Bu tür cümlelerde ara sözler veya ara cümleler tamamen kaldırılsa da ana cümlenin bütünlüğü bozulmaz.)

Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım. (Atatürk)

(Şimdi, efendiler, size bir sual sorayım.)

(Şimdi size bir sual sorayım.)

 

5. Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimelerin arasına konulur.

Akşam, yine akşam, yine akşam,

Gollerde bu dem bir kamış olsam ! (Ahmed Haşim)

 

6. Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerinden sonra konulur.

Adana'ya yarın gideceğim, dedi.

(Karşılaştırın: Adana'ya yarın gideceğini söyledi.)

 

7. Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlenin sonuna konulur.

- Bu akşam Datça'ya gidiyor musunuz, diye sordu.

 

8. Edebi eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konulur.

Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey'e,

- Bu anahtar köşkü de acar, dedi. (Ömer Seyfettin)

 

9. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul, teşvik bildiren vb ifadelerin sonuna konulur: evet, peki, pekala, tamam, olur, hay hay, başüstüne, Â öyle, haydi, elbette.

Peki, gideriz.

Olur, ben de size katılırım.

Hay hay, emriniz olur !

Haydi, geç kalıyoruz.

 

10. Bir kelimenin, kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır. 

Bu gece, eğlenceleri içine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin.)

(Karşılaştırın: Bu gece eğlenceleri ...)

 

11. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konulur.

Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek mücadele, müsademe demektir. (Atatürk)

Sayın başkan,

Sevgili kardeşim,

Değerli kardeşim,

Aziz meslektaşım,

 

12. Sayıların yazılısında kesirleri ayırmak için kullanılır.

38,6  (otuz sekiz tam, onda altı)

0,45  (sıfır tam, yüzde kırk beş)

 

13. Özne olarak kullanıldıklarında "bu, şu, o" zamirlerinden sonra konulur.

Bu, benim gibi yazarlar için hiç de kolay olmaz.

(Karşılaştırın: Bu benim gibi yazarlar ...)

 

O, eski defterleri çoktan kapatmıştı.

(Karşılaştırın: O eski defterleri çoktan kapatmıştı.)

 

Şu,balodaki çocuğa ne kadar çok benziyor.

(Karşılaştırın: Şu balodaki çocuğa ne kadar çok benziyor. (O benziyor, gizli özne) )

 

14. Kitap, dergi vb künyelerinde; isim, tarih, yayınevi gibi bilgileri ayırmak için kullanılır. 

Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

Yazarın soyadı önce yazılmışsa, soyadından sonra da virgül konulur.

ERGİN, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1958.

 

VİRGÜL KULLANILMASI GEREKMEYEN YERLER

1. Metin içinde "ve, veya, yahut, ya ... ya" bağlaçlarından önce de sonra da virgül kullanılmaz.

Bu fakir çocuklar ve onların anneleri kalbimi yaralıyordu.


Ya sevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül

Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül ! (Yahya Kemal Beyatlı)
 

Bence bu evden başlayalım veya sen nasıl istersen öyle olsun.

 

2. Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz.

Hem gider hem ağlar.

Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.

Gerek neşirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır.

Siz ister inanın ister inanmayın söylediklerim doğrudur.

Bu kurallar bugün de yarın da geçerli olacaktır.

 

3. Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan "da, de" bağlacından sonra virgül konmaz.

İmlamız lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince düzelecek. (Yahya Kemal Beyatlı)

Bunca çalıştı da sanki eline bir şey mi geçti ?

 

4. Metin içinde -ince anlamıyla zarf-fiil görevinde kullanılan "Mİ, mi" ekinden sonra virgül konmaz.

Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (Orhan Veli Kanık)

(Ben aç yattım mı ... = Ben aç yatınca ...)

 

5. Şart ekinden sonra virgül konmaz.

Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurlarken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)

(yanlarına biri gelecek olursa = eğer yanlarına biri gelirse)

Gözlerinle gör de eğer aklına yatarsa anlatıver millete. (Tarık Buğra)

 

NOKTALI VİRGÜL

1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tur veya takımları ayırmak için konulur.

Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara İnci, Çiçek, Gönül, Yonca gibi isimler verilir.

Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; Ankara, Londra, Bakü.

 

2. Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.

Sevinçten, heyecandan, coşkudan içim içime siğmiyor; bağırmak, kahkahalar atmak, herkesi kucaklamak istiyordum.

At olur, meydan kalır; yiğit olur, san kalır. (Atasözü)

 

3. İkiden fazla eşdeğer öğeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir.

Yeni usul şiirimiz; zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu. (Yahya Kemal Beyatlı)

 

***

Tüm yazım kurallarına erişmek için:

http://www.tdk.gov.tr/ındex.php?option=com_content&view=category&ıd=50

Levent Erturk

 

Bu yazı ilginizi çektiyse naçiz yazıma da göz atabilirsiniz:

http://www.girgin.org/yazilarim/turkce.htm

 

 

 

 

www.ahmetgirgin.net