MURPHY ' NIN
FELSEFESİ :
Gül bakalım .... Yarın her şey
daha kötü olacak.
Her şey değeriyle orantılı olarak
zarar görür.
Her işte mutlaka bir terslik
vardır.
Bir işi yapabilecek yetenekte
olanlar, o işi yaparlar, yapamayanlar ise o işi öğretirler.
Öğretemeyecek durumda da olanlar,
yapılmasını emrederler.
Bir iş kötüye gittiğinde sinsice
gülebilenler, sonuçta da rezil olacak kimseyi düşünmektedirler.
İnsanlar dört gruba ayrılır.
1. Sessiz sakin
oturanlar ve hiçbir şey yapmayanlar
2. "Sessiz sakin
oturma" konusunda konuşan ama hiçbir şey yapmayanlar
3. Bir şey yapanlar ve
4. "Bir şeyler yapma"
konusunda konuşanlar
Bir saati olan insan, saatin kaç
olduğunu bilir. İki saati olan bir insan ise, saatin kaç olduğundan
hiçbir zaman emin değildir.
Bir pis su birikintisinin ne kadar
derin olduğunu içine girmeden kimse söyleyemez.
Birden fazla parçadan oluşan her
şey eninde sonunda parçalanır.
Otoriteler, konudan en az anlayan
kimselerin çalışmalarını örnek göstermek eğilimindedir.
Bir komisyonun oturumunun
etkinliği, katılanların sayısıyla ve görüşmeler için harcanan zamanla
ters orantılıdır.
Bir oturumun süresi, katılan
şahısların sayısıyla karesel orantılı olarak artar.
Bir problemin çözümü çok sayıda
oturum gerektiriyorsa, oturumlar o problemden daha önemli hale
gelebilir.
Bugünkü iyi bir plan, yarınki
kusursuz bir plandan daha iyidir.
Bir işin tamamlanması için gereken
sürenin tahmini :
1. İşin tamamlanması
işin gerçekten gerekli olan süreyi tahmin edin.
2. Bunu iki ile
çarpın.
3. Zaman birimini bir
sonraki daha büyük birimle değiştirin.
Bu yolla, bir saatlik
bir işin iki gün süreceği tahmin edilir.
Önemsiz şeyler hemen yapılırken,
önemli şeylere hiç dokunulmaz.
Bir işin ilk %90'lik bölümü,
gereken sürenin %90'ını alır; işin geri kalan %10'u içinse sürenin
diğer %90'ı kullanılır.
Dünkü deney için gerekmiş olan
aletler, engeç sonraki gün akşamına kadar sipariş edilmelidir.
Parası olan oyunun kuralını
belirler.
1. Hiçbir zaman
kazanamazsın.
2. Hiçbir zaman
kaybetmeden bırakamazsın.
3. Hiçbir zaman
oynamaktan vazgeçemezsin.
1. İşler iyileşmeye
başlamadan önce, daima daha kötüleşme yönünde gelişir.
2. İşlerin iyileşmeye
başlıyacağını kim söyledi ?
Her şey yolundaysa, o zaman
muhakkak bu şeyde terslik vardır.
Murphy iyimser biriydi.
Kendinizi formda hissediyorsanız;
dert etmeyin, fazla uzun sürmeyecektir.
Bir meslek dergisinin alınmamış
bir sayısı, her an en çok gerekli olan sayıdır.
JOHNSON ' IN 3. KURALI na Ek :
Bütün tanıdıklar da tam o sayıyı
ya kaybetmişlerdir, ya atmışlardır, veya kendileri de bulamıyorlardır.
1. Yeteri kadar uzun
süre saklanan eşyaların atılabileceğine rahatlıkla karar verilebilir.
2. Buna karşılık,
atılmış bir şeye, artık geri getirilemeyeceği bir anda gereksinme
duyulur.
1. Kullanılan her
program eskimiştir.
2. Her değişik program
daha pahalıdır ve daha yavaştır.
3. Bir program
kullanışlı ise, hemen yerine yenisi hazırlanır.
4. Bir program
kullanışlı değilse yayınlanır.
5. Her program,
bellekte boş kalan yerlerin hepsi doluncaya kadar uzatılır.
6. Bir programın
değeri, basıldığı kağıdın ağırlığı ile orantılıdır.
7. Programcının
bilgisi aşılıncaya kadar programın karmaşıklığı artmaya devam eder.
Dipten daha aşağıya düşemezsiniz.
Üzerinde yeteri kadar uzun süre
uğraştıktan sonra, her cihazı çalıştırabilirsiniz.
Bilimde, sanatta veya nerede
olursa olsun, olay yaratacak fikirler üç çeşit tepki ile karşılanır.
Aşağıdaki üç söz bu tepkileri
özetlemektedir.
1) Bu olanaksız.
Vaktim kıymetli, beni boşuna meşgul etmeyin.
2) Tabii, olabilir.
Ama uğraşmaya değmez.
3) Bunun iyi bir fikir
olduğunu ben zaten her zaman söylemişimdir.
Bir fikrin önemi hakkında hiçbir
zaman peşin yargılı olmayın.
Bazı şeylerin çok iyi tanınmasını,
o şeyler değil tanıtımında kullanılan kelimeler belirler.
İnsanların iki tipi vardır.
İnsanları iki tipte ayıranlar ve bunu yapmayanlar.
Bütün iyiler kapılmıştır.
Paralel teori: Harika yaratık eğer
kapılmamışsa mutlaka bir nedeni vardır!
Aşkın gözü kördür.
Diğer evrensel gerçek: Evlilik
insanın gözünü açar.
Yanınıza yaklaşan genç ve güzel
kız, sizinle ilgilendiğinden değil birini kıskandırmak için
etrafınızda dönüyordur.
Prensi bulacağım diye çok kurbağa
öpülür.
Gece saat üçte sadece şişkolar
kalır.
Pencere benim pencerem değil, oda
benim odam değil, yanımdaki kim?
Sizinle beraber olsun diye sürekli
para harcadığınız top model gecenin sonunda resminizi çeken paparazzi
ile buluşacaktır.
Para aşkı satın alamaz ama çok şey
halleder.
Siz onun saçının rengine
vurulduysanız o da sizin kredi kartınızın rengiyle ilgileniyor
olabilir.
Kuru fasulye yedikten sonra
arabaya otostopçu kız alınmaz.
Çok güzel, kibar, akıllı, hoş,
zeki, cici bir kızla karşılaşma şansınızın arttığı yer sizden daha
yakışıklı, akıllı, zengin bir arkadaşınızın yanıdır.
Kadın erkeği anladığı anda onun ne
söylediğini dinlemekten vazgeçer.
Her zaman daha iyisi vardır.
İkinci Markus: Kaçmanız gerektiği
anda göreceğiniz kabus bacaklarınızın tutmadığıdır.
Beraber olduğunuz erkek